Yatağımdaki Misafir

Yatağımdaki Misafir

Belki 2 yıldır kızımızın yatağımıza gelmemesi ile ilgili çaba sarf ediyoruz. Önceleri yatağımızda deli gibi yatması, ayaklarını ağzımıza sokması, zaman geçtikçe ise büyüdüğü için kapladığı yer sorun olmaya başladı.

Tanıdıklardan duydğum hikayeler sebebiyle de gelmesini yasaklamadan, kendisini ikna etmenin en iyi yöntem olduğuna da emindim. Yakından takibe aldığımda fark ettim ki kızımız 02.30 – 03.00 arasında geliyor. O arada gelmez ise sabah 6 civarında mutlaka geliyor. Bunlar uykusunun hafiflediği saatler.

Geldiği anda çok kararlı (ve acıklı) bir şekilde kalkıp onu yatağına götürmek şarttı. Bu yıldırıcı bir çaba, ancak kesin sonuç veriyor. Zamanla artık ya hiç gelmiyor veya geri gönderdiğimde ise kendi kendine gitmeye başladı.

Bu çalışma meyve vermeye başladığında ise küçük hanıma bazı ödüller sunmaya başladım: sabaha kadar kendi yatağında yattığında ona ne kadar mutlu olduğumu bunun karşılığında bir “X” hak ettiğini (değişken minik hediyeler. örn: sticker, çok beğendiği renkli kalemim, minik bir çikolata, bonbon, vs…) Zamanla ödüller değerini kaybetti ancak alışkanlık kaldı.

Popularity: 2% [?]

İlgili yazılar:

  1. Tartışmayalım Paprika bebeklik döneminden çıkana kadar suni tatlandırılmış hiç birşey ile beslenmemiştir. Yuvaya gittiğinde ise soğuk meyve çayları içerdi. Zamanla hayatımıza şeker, çikolata, meyve suları da girdi elbette. Her yeni anneye çocuk doktorunun tembih edeceği üzere, bizimkisi de uyarılarda bulundu: şekerli gıdalara dikkat! Şansımıza “doğal”, “organik” veya “%100″ başlıkları altında sadece meyve içeren, ek katkı maddesi içermeyen meyve suları tam zamanında marketlerin raflarında boy göstermeye başladılar. Ancak bu ürünler de küçük bir çocuğun damağına göre çok şekerli bulduğumdan, onları sulandırmaya başladım. Paprika için bu çok doğal bir işlemdi. Genelde göz kararı %50 su ve meyvesuyu karışımları hazırlıyordum… ta ki yaşca büyük…...
  2. Kabus’lara en etkin karşılık Minik yüreklerin yaşları 4′e yaklaşırken gece rüyalarına anlam veremedikleri, korku duydukları şekil ve olaylar girmeye başlar. Sayısızca gece kızımın yanına koşup onu sakinleştirmeye çalıştım. “sadece bir rüya” dan tutun “bak geçti”ye kadar her türlü açıklamayı yaptım kendisine… hiç birinin doğru dürüst işe yaramadığını siz de tecrübe etmişsinizdir her halde. Tesadüfen yine böyle bir durum yaşadığımız bir gece, gözüm Rüya Tabirleri kitabıma erişti. Çaresizce kızımı sakinleştirme çabasındayken, kitabı aldım elime “Rüyanda ne görmüştün? Hmm demek bir korsan prensesi denize atıyordu… bakalım ne anlama geliyor” diyerek sayfaları karıştırmaya başladım. Birden gördüğü rüyanın bir kitapta olabileceğine inanan Paprika sustu ve dinlemeye başladı. Yaptığım…...
  3. TGIF TGIF’in Etiler Şubesine kızımızla ilk gidişimiz 14 Şubat 2005 olmalı. Paprika artık çocuk sandalyesinde oturabiliyor, kendi kendine yemeğini de yiyordu. Bizim için şaşırtıcı bir akşam olmuştu. Daha evvel hiç çocukla ziyaret etmediğimiz bu restoran meğerse ne kadar çocuk dostuymuş? Kapıda balonlar ile karşılanan minik misafirler yerlerine oturduklarında onlara göre bir servis ve boyama kalemleri geliyor masaya. 3 seçenekli çocuk menüsünden alacağınız yemek, bir gofret veya çikolata eşliğinde geliyor. Restoran zincirinin kurumsal kimliği gereği çocuklar için bakacak, görecek, üzerinde konuşacak o kadar çok şey var ki… Garsonlar da çok ilgili ve güleryüzlüler. Bu restoranda ne kendiniz ne de çocuğunuz için en…...

Close It
Wordpress Themes - Wordpress Video Themes - Wordpress Travel Themes - WordPress Restaurant Themes