Artık “bizim zamanımızdaki” gibi değil… (bu laf hiç eskimeyecek) A4′ü özel “Dosya Kağıdı” adı ile adet belirterek alırdık kırtasiyeden. Kırmızı kalemler vardı yazdıklarının altını çizmek için, hiç biri bir diğerinin kalitesinde olmazdı, üzerilerindeki marka ve modeller aynı olmasına rağmen.
Şimdilerde bayılıyorum kırtasiye gibi yerlere girmeye. Kurudan suluya, tebeşirden tekstil boyasına her renk, boy, kalite, çeşit boya bulmak mümkün.
Evde daima bir kaç çeşit boya bulundururum:
Yüzboyası: gelen bir arkadaşı ile birbirlerini palet niyetine kullanabiliyorlar. Sıcak yaz günleri için çok keyifli bir etkinlik. Balkona konulan bir bardak su, iki fırça ve iki yarıçıplak çocuk ile en az bir saatlik eğlence garanti.
Ahşap/Akrilik boyalar: daha evvel yaptığımız gezilerden topladığımız taş veya midye kabuklarını renklendirmek için uygun. Bazen faaliyet yapmamız için aldığım ahşap eşyaları da boyuyoruz elbette.
Tekstil boyaları (kalem şeklinde): bunları öncelikle kendi kullanımım için almıştım. Yuvaya başladığında kıyafetlerinin içine adını yazmama yarıyorlardı. Son zamanlarda ise promosyon amaçlı gelen şapka, t-shirt, çanta vs. gibi eşyaları Paprika gözetimim altında kendi kanvasına dönüştürebiliyor.
Bu çalışmalar hem ona yaratıcılığını ifade etmesine yardımcı oluyor, hem de büyük keyifle kullandığı eşyalara dönüşüyor.

Yanıtlayın
Lütfen yorum eklemek içingiriş yapın.