RSS

Sihirli Krallığın kapılarını açmak

Mickey MouseTamam kabul ederim ki başlık çok ağır oldu… ama bu konu da benim için çok önemli. Ne zamandır hatırlamıyorum Mickey Mouse ve Disney’e bir düşkünlüğüm var. Elbette bu düşkünlüğümü kızıma yansıtmam çok doğal bir gelişme idi. Benim kadar meraklısı olmasa bile, kızım da bir çocuk ve çizgi kararkterler her çocuğa hitap eder işte…

Geçenlerde eşimin bir iş seyahati nedeniyle gittiği Paris’e biz de gitmeye karar verdik. Bir gün de Disneypark’a gideriz diye düşündük. Internette yaptığım otel araştırması sırasında Parisin içinde kalmanın hiç de o kadar cazip olmayacağına, Disney’in kendi otellerinin bize daha avantajlı olabileceğine karar verdim.

Parisin içinden 1 saati aşkın bir süre aktarmalı seyahat etmek zorunda kalmayacaktık. Akşam yorgunluğu ile aynı yolu dönmek zor gelmeyecekti. 4.5 yaşında kızımızın Eyfel ve Luvre müzesi ile ilgilenmeyeceğinden onu mutlu edecek bir program olacaktı vs…

Bu yıl Disney’in Paris’de 15. yılını kutladıklarından bazı ek imkanlar daha sunulmuştu: 7 yaşın altındaki çocukların ücretsiz konaklaması, Disney otellerinde kaldığınız gece sayısından bir fazla günlük ücretsiz park giriş biletleri, otellerinde kalan misafirler sabah 08:00 itibariyle parka girebiliyor olmaları gibi.

Neticede seyahat programımız aşağıda özetleyeceğim şekilde gelişti:

- THY’nin sabah 07:40 uçağı ile IST-CDG (Paris)
kızım ile yanlız seyahat edeceğimden, havaalanında gereğinden fazla vakit geçirmemek için dikkat ettim. Sabah gün ağırırken evden çıkıp, alanda kahvaltı ettik. Gazeteciden kişi başı birer dergi alıp, uçağa bindik.

- Havaalanından otele transfer
rezervasyon sırasında önerilen http://www.vea.fr gerçek anlamda en ekonomik ve kolay ulaşımı sağlamakta.

- Check-in & öğle yemeği
normalde saat 15:00′den evvel odalar teslim edilmezken, şansımıza hemen odaya girebildik. Odamızı hayranlıkla inceledikten sonra, hemen öğle yemeği için parka giden ücretsiz otobüse bindik. Yemeğimizi bitirmeden ne kadar yorgun olduğumuzu fark ederek kestirmek için tekrar otele döndük.

- 2. Deneme & akşam yemeği
bu arada eşim de otele varmıştı. Yeniden parka gidip, birşeyler yapmak istedik. 1-2 makineye binip, kapanış gösterisini en önden seyretme imkanı bulduk. Akşam yemeğinin ardından, bitkin bir halde otelimize dönüp, yataklara serildik.otelimizin önünde imza dagitiyor

- 2. Gün sabah 07:00
heycanla kalkıp, Paprika ile yollara düştük. Otelin ana girişinde Minnie Mouse kendisine defter uzatanlara imza veriyor, onlar ile fotoğraf çektiriyordu, yarım saat sonra da Goofy gelecekti.

Parka girer girmez, günlüğü 7.50 Avro olan pusetlerden kiraladık. 70 Avro’luk bir depozito da puseti parkın dışına çıkarmanıza imkan sağlıyor. Pusetler sağlam ve 5/6 yaşına kadar çocukları rahatlıkla taşıyabilecek şekilde tasarlanmış. Sırtçantası, alışveriş torbası, ceket vs.. gibi elinizde bulunan yükleri asabileceğiniz kancalar bile mevcut. Bizim gibi ara mevsimde gidenlerin yağmurluk, kot mont ve belki yedek kıyafet taşıması gerekecektir… bunlar zaten bir çanta eder.

- 2. ve 3. günlerimiz Disneypark ve Disney Studios arasında geçti, akşamları Disney Village’da yemek yiyip otele döndük. O kadar çok yürünüyordu ki, anne-baba olarak biz yoruluyorduk… 5 yaşındaki bir çocuk için puset yatırımı kesinlikle faydalı olacaktır. Paprika örneğin her gün 2 saate yakın pusetinde kestirdi. Bu ona günü tamamlaması için önemli bir dinlenme süresiydi.

Eşim ve ben daha evvel muhtelif Disneyparklarını ziyaret ettiğimiz için bu 2.5 gün boyunca herşeyi kızımıza yönelik planlayabildik. Park girişinde bir çok dilde bulabileceğiniz harita ve zaman çizelgelerini bir kalem ile yakın bir yerde tutmanız önerilir. Daha evvel fark etmediğim, çok iyi bir yönlendirme olduğuna inandığım renk ayırımları yapılmış. Pembe işaretli etkinlikler miniklere uygun. Mavi işaretliler ailecek yapılabilecek iyi bir aktivite. Turuncular ise heycan arayan büyüklere göre.

Tahmin edeceğiniz üzere pembe işaretli tüm etkinlikleri yapmaya çalıştık. Bazı mavilere bile katılabildik. “Nasıl yani 2.5 gün boyunca oradaydınız ve tüm etkinlikleri yapamadınız mı?” diye merak ediyor olabilirsiniz: Şöyle açıklayayım düşük sezonda bile bazı etkinliklerin önünde 60-75 dakikalık kuyruklar oluşabiliyor. Harita üzerinde göründüğü gibi değil, bir noktadan bir noktaya ulaşmak bile zamanınızı yiyor. Zaten kendinizi eğlencenin rehavetine vermişsiniz… telaş etmeye ne gerek var?

Bazı çok popüler etkinliklerde “FastPass” noktaları var. O etkinliğe katılabilmek için giriş biletinizi makineden geçirerek bir randevu saati alıyorsunuz. O arada kalan zamanı değerlendirerek zaman kazanıyorsunuz. Maalesef bir FastPass saati alındığında, ikincisi alınamıyor.

Baby Swap diye bir başka imkan daha var: bir ebeveyn sıraya giriyor, diğer ebeveyn bebek ile dışarıda beklerken etkinliği tamamlıyor. Çıktığında dışarıda bekleyen ebeveyn sıra beklemeden etkinliğe katılabiliyor. Okuduğum bir web sitesinde daha büyük çocuklar da var ise onların her iki ebeveyn ile bu etkinlikten yararlanabildiklerini söylüyordu. Yani bir beklemeye iki kez eğlence…

Gayretli olsam da, sağlıklı beslenmenin öncüsü olmadığımı kabul etmeliyim… buna rağmen Paris’de geçirdiğim 3-4 günün sonunda ben bile “sağlıklı” bir alternatif için aşeriyordum. Sanki içim dışım çikolata, ekmek, dondurma ve başka tatlı, yağlı, kuru şeyler ile dolmuştu. Son gün 1.20 Avro’ya keşfettiğim elma beni ne kadar mutlu etti… şaşırdım ;-)

Böyle bir seyahat yapmaya karar verdiğinizde çocuğunuzun öncelikli olduğunu kabul etmelisiniz. Şimdi bir çoğunuz “e herhalde yani!” gibi düşünüyor olabilir, ancak elinizi yüreğinize koyup 2-3 gün boyunca sabah 7 akşam 11 arası dingilingilding müziği, prensesler, miki fareler, uçan filler ve oynayan kuklalar arasında gezip, saatler sürebilen kuyruklarda bekleyip birbirinden sadece şekil farkı olan atlı karıncalarda yanlızca 3 tur atıp, çocuğunuzu gece olduğunda neden günün bittiğine dair tekrar tekrar avutabilecek misiniz? Bu arada aslında o çok binmek istediğiniz Space Mountain veya Tower of Terror’a hiç fırsat bulamayabilir, saatleri dengeleyebilmek ve hem çocuğunuza hem de size uygun olabilecek gösterileri seyredebilmek için kilometrelerce yol yürümeniz gerekebilir, miniğin en sevdiği karakterden son saniyede ürktüğü için imza almak zorunda kalabilirsiniz…Kalabaligin resimde sakin göründügüne aldanma. Yaklasik 45 dk boyunca yerini müdafa etmen gerekecektir.

Ben Disney’i gerçekten seviyorum. 3 gün daha kalabilir, kızımla heycanla oradan oraya koşabilirdim… ama eşimin ikinci günümüzde sıkıldığını hissettim… Böyle durumlar için daha gitmeden anne-babaların kendi aralarında anlaşıp, belki birbirlerine 1-2 saatlik boşluklar yaratmaları iyi olabilir.

- 4. ve dönüş günümüz
11′de odamızı boşaltıp, yakında bulunan bir outlet/alışveriş merkezine gittik. İlanlarında minimum -30% şeklinde reklam yapıyorlardı ama öyle ÇOK ucuz değildi… Güzel olan merkezin kendisiydi. Açık havada müstakil evler havasında mağzalar sıralanmıştı. Sanki bir ispanyol sokağında yürüyormuş hissi vardı içimde. Otelimizden sadece 5km uzakta olan bu merkez son bir kaç saat için iyi bir imkandı. Hem babamıza çizgi karakterlerden uzak bir nefes aldırabildik, hem de kızımız artık tatilin gerçekten bittiğini anladı.

Gördüğüm, gözlemlediğim, tecrübe ettiğim daha o kadar çok şey var ki… bitmez! Bir başka başlık altında otelimizi ve aldığımız hizmetlerden bazılarını daha yorumlamak istiyorum.

, , , , , , ,

Bu başlığın yazarı:

Handem - 65 adet başlık yayınlamıştır çocuklaHayat.

2003 doğumlu bir kız annesi. herşeyi bilmem. biraz dinlerim. tecrübelerimden öğrenirim. bildiklerimi söylerim.

Yazar ile irtibata geçin

Yanıtlayın

Lütfen yorum eklemek içingiriş yapın.