25 September 2008

Başlık kulağa garip gelse de, ülkemizde yaygınlaşan bir akımın habercisidir. Gazetelere haber olan bu konu ile gerçekten ilgilenenlerin başvurabileceği kaynak pek az.

Konu ile yakından ilgilenmeyen bir kişinin ilk anda yürüteceği fikirler şöyle olabilir:

  • daha doğru dürüst Türkçe konuşmuyor, ikinci dil nerden çıktı
  • konuşmasını geciktireceksin
  • çocuğun aklı karışacak
  • havan kime?
  • Türkiyede Türkçe konuşulur
  • yaşı gelince öğrensin

Kendi kızımı çok dilli yetiştirmeye karar verdiğim aşamada bana en yakın çevremden bile benzeri eleştiriler gelmişti. O zaman danıştığım Dr. Dalya Benbasa bir çocuğun iki veya daha çok dil nedeniyle konuşmasının gecikmeyeceğini, iki becerinin beyinin farklı loblarında işlendiğini açıkladı. Ayrıca bir çocuğun en verimli öğrenme çağının 0-7 yaş arası olduğu da bilinmektedir. 12. yaşına kadar bir çocuk 5 dile kadar aksansız öğrenme kabiliyetine sahiptir.

Bu gerçeklerin dışında kalan önyargılara kulak asıp asmamak ise tamamiyle ebeveyne kalmıştır.

Rinkeby Dil Araştırmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan "İki veya daha çok dil – Çok dilli ailelere tavsiyeler" adlı broşürden yola çıkılarak düzenlenmiş bir kılavuzdan seçtiklerim:

İki Dillilik – Değerli bir Kaynak

Bütün çocuklar iki veya daha çok dili aynı anda öğrenebilirler, ancak genel olarak iki dili aynı derecede iyi öğrenmek mümkün değildir. Çocukların her iki dili tatminkar bir şekilde geliştirebilmeleri için, ev, çocuk yuvası, ve okulun etkin bir şekilde yardım etmesi gerekir. Çocuğun çevresindeki yetişkinlerin anadilin gelişimini özendirmeleri ve desteklemeleri önemlidir. Anadili günlük ortamlarda kullanarak, anne-babalar ve öğretmenler çocuklara iki dilliliğin doğal olduğunu gösterirler. Böylece iki dilli olan kişi, dil ve kültür zenginliğinin değerini daha kolay anlayabilir.

Çocuk iki veya daha çok dili aynı anda öğrenebilir mi?

Evet, ancak farklı dilleri farklı bağlamlarda kullandığımız için, iki dilli çocukların değişik konu ve durumlara bir dilde diğer bir dilden daha iyi hakim olmaları doğaldır. Çocuk, örneğin, çocuk yuvasında olup biteni İngilizce daha iyi anlayabilir, ama aile ve evle ilgili durum ve olgular hakkında konuşacağı zaman anadilini kullanmayı tercih eder.

Çocuğum ile hangi dilde konuşmalıyım?

Ebeveynlerin çocukla kendi anadilini konuşması tavsiye edilir. Diğer bir deyişle: bir kişi = bir dil. Böylece, çocuk için, bir dilin anneyle, diğerinin babayla bağlantısını kurmaya alışmak daha kolay olur. Bütün aile toplandığında kişi duruma en uygun olan dili kullanabilir. Anne-babalar çocuklarının iki dilli olmalarını arzu ediyorlarsa, çocukların lisanını geliştirmelerine özellikle destek olmaları önemlidir.

Çocuğumun dillerini birbirine karıştırmasının bir sakıncası var mıdır?

Genelde hayır. Küçük çocukların cümle kurarken değişik dillerden kelimeleri karıştırarak kullanmaları tamamen normaldir. Bu henüz değişik dilleri birbirinden ayırt etmeyi öğrenmedikleri veya dillerden birinde kelime hazinelerinin zayıf olduğu anlamına gelebilir.

Çocukların iki dilli diğer bir kişi ile konuşurken, iki dil arasında gidip gelmeleri normaldir. Bir çok tek dilli, dilin bu şekilde kullanılmasını anlamakta veya kabul etmekte zorluk çekebilir ve dilleri "karıştırmanın" iyi olmadığını düşünebilir. Bilimsel araştırmalar, diller arasında niteliklideğiştirme yapabilmenin yüksek dil becerisi gerektirdiğini ve bunun iki dilli konuşmalarda doğal ve işlevsel olduğunu göstermektedir.

Çocuğumun dil gelişimini desteklemek için ne yapabilirim?

İki dilli çocukların lisan gelişiminde hareket noktası, çocuk yuvası, okul ve anne-babalar arasında iyi bir işbirliğidir. Yabancı dil eğitim veren çocuk yuvası ve okulun lisan gelişiminde büyük sorumluluğu vardır, anca çocukların anne-babaları önemli bir rol oynar.

Diğer şeylerin yanısıra ebeveynler, çok iyi lisan konuşmasalar bile, okulda yapılan dil çalışmalarına destek verebilirler. Çocuklara futbol, koro, dans, kültür gibi boş zaman değerlendirme faaliyetleri dil ve sosyal gelişim için uygun ortamlar yaratabilir.

Popularity: 2% [?]

Paylaştıkça artan sevgi ve bilgidir:
  • Print
  • email
  • Add to favorites
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Posterous

İlgili yazılar:

  1. Ebeveynlik hakkında 10 gerçekci öneri Özel Ütopya İlköğretim Okulu ve Küçük Eller Ana Okulunun ortak düzenlediği Veli Konferansında konuşmacı Penny Tassoni katılımcılara hayatın içinden gerçek örnekler ile zenginleştirilmiş önerilerini sundu. Sunumunda çocukların bağımsız ve sosyal sorumluluk sahibi olmalarına, özgüven ve pozitif bakış açısı kazanmalarına, verimli sosyal beceriler geliştirmelerine yardımcı olacak yolları inceledi....
  2. Altın Öğüt #4: Hata yapacağınızı baştan kabul edin Veli olmak uzun bir yolculuktur Daha hamileliğinizde onca çocuk eğitimi kitabı yutmadıysanız, size büyükleriniz şöyle yap, böyle yap diye tavsiyeler vermediyse bile, çok vaktiniz var. Deneme yanılma yöntemine başvurabilirsiniz… çok vaktiniz olacak çok. Yanılacağınız, yanlış yapacağınız anlar olacaktır. Kendi…...
  3. Altın Öğüt #3: Size verileni tanıyın, ona itibar edin En büyük şansımız “çocuk sahibi” olmaktır. Sürpriz paketinizden ne çıkarsa çıksın onun kıymetini bilin. Özürlü bile olsa o çocuğu sevmeyi ve kabul etmeyi öğrenmek gerekir. Çocuğunuzu zorla kendi hayallerinize uydurmaya çalışmayın boşuna zaman kaybedersiniz. Çocuğunuzu iyi gözleyin. Çocuğunuz 8 yaşına geldiğinde artık yeteneklerini net olarak görebilir, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını çok daha iyi anlayabilirsiniz....
  4. Çocuk Eğitiminde Kuklanın Önemi ve 10 Süper Öneri Daha evvel duyurduğum Erken Yaşta ve İlköğretimde Nitelikli Eğitim Kongresi ndeydim bu haftasonu. Bir ebeveyn olarak alacağım bilgi ve donanımın çocuğumun okul seçiminde, eğitmenini değerlendirmemde veya çocuğum ile evdeki iletişimimde ne kadar yardımcı olabileceğini tahmin etmemiştim. Katılan uluslararası konuşmacılardan biri…...
  5. Altın Öğüt #2: Çocukların ebeveyn ilgisine ihtiyacı olduğunun bilincinde olun Çok kısa sürede davranış ve rutinlerinizde göstereceğiniz bu değişikliklerin ailenize olumlu etkilerini göreceğinizden eminim. Uzun vadede yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri olacağını garanti ederim....


2 Yorum
  1. bizim bebeğimiz
    11 Oct 2008 11:33 pm

    yazınıza kesinlikle katılıyorum.benim kızımda20 aylık olacak yakında.bizde ufak ufak ingilizce kelimeler söylemeye başladık.en azından kulak aşinalığı olur diye düşünüyorum.Sevgiler

  2. Handem
    16 Oct 2008 12:21 am

    Çok memnun oldum “bizim bebeğimiz”. Bir küçük öneri de benden benden “Baş parmağım / Nerdesin / Burdayım / Nasılsın efendim…” şeklinde oynanan parmak oyunundaki gibi her kelimeyi bir hareket (gösterilen bir uzuv veya obje) oyunların ingilizcelerini tercih etmeniz kelimelerin ne anlama geldiğini kolayca öğrenmesini sağlayacaktır. Bunun en güzel örneklerinden biri “Heads, shoulders, knees and toes” şarkısıdır.

Yorum Yapın