LEGO
Söyleyecek birşey bulamıyorum… basit bir yorum/fikir paylaşmak istiyordum halbuki. Daha başlığı atarken kelimeler kesildi aklımdan… Bakalım hangi bakış açısı size daha cazip gelecek:
Hedefkitle: Çocukların gözü ile
Var mı başka bir oyuncak hayal edebileceğiniz her renkte üretilen, çeşit çeşit ebadlarda, hepsi birbirine uygulanabilir, sonsuz kombinasyon olasılığı olan… 4-5 parçadan oluşturabileceği mini uçaktan, binlerce parçadan oluşturulabilinir Boğaz Köprüsünün replikasyonuna kadar… Her eline aldığında yaratabileceği yeni bir “şey”.
Anne
Çocuğum başına oturduğunda en az 1 saat kadar meşgul. Sadece sessizliğe bürünmüyor, yaratıyor. Beyninde milyonlarca minik şimşekler çakıyor: hayal ediyor, düşünüyor, belki geleceğin gökdelenini kurguluyor. Arada bir – iki minik parça kaybolsa da önemli değil, bütünü bozmuyor… harika şeylerin yaratılmasına hiç engel olmuyor. Tamamlanmaya ihtiyaç duymayan, çoğaldıkça daha da çok mutluluk veren oyuncak.
Baba
Kenara çekil ben de oynayacağım!
Legonun dünya çapında düzenlediği bir organizasyonun sonuncu Türkiye ayağını ziyaret ettik. Aslında çeşitli şehirlerde yapılan yarışma birincileri, 06.09.2008 tarihinde İstanbulda bir AVMde birbirlerine karşı yarışmış, Türkiye birincisi belirlenmiş. Bursa’dan katılan Sarp Sümer yaptığı Yardımcı Santral ile 10 çocuğun arasından sıyrılarak, Ekim ayında Danimarka Legoland’a gitmeye hak kazandı.
Bir yetkili ile yaptığım görüşmede jürinin kimlerden oluştuğunu sordum… Mimar, endüstriyel tasarımcı ve pedagog gibi mesleklerden oluşan kalabalık ve önemli bir grubun olduğunu öğrendiğimde bu organizasyonun ciddiyeti gözümde daha da arttı.
Bu yarışmaya kızlardan fazla ilgi gösterilmediği beni şaşırttı. Lego gibi yaratıcılığı teşvik eden bir oyuncak neden erkeklere mal edilir ki? Biz mi kızlarımıza empoze edemiyoruz?
Yukarıda çektiğim fotoğrafların sadece bazılarını paylaştım yarışma birincisinin haricinde hiç biri özel bir nedenle seçilmiş değildir.
Popularity: 3% [?]
İlgili yazılar:
- LEGO Türkiye Şampiyonası 2010 Daha evvel ziyaretçi olarak katıldığımız bu yarışmaya bir gün yarışmacı olarak da katılmayı umuyorum....
- Hazine Avı Sıcak yaz günlerini, uzun yaz tatillerini ve her gün aynı şeyi yapmaktan sıkılan çocuklarımızı atlatmak için ideal olduğunu düşündüğüm bu faaliyeti hazırlamaktan büyük zevk aldım. Okuduğum web sitelerinin birinden aldığım ilham ile hazırladığım hazine avı, sadece Pamuk Prensesimi değil, görüldüğü üzere tüm aileyi meşgul etti. Bu amaç için kullanacağınız kabın dibine bir parmak derinliğinde su dondurarak başlamanızı öneriyorum. Hazinenizin ne olduğuna dair ip ucu vermek isterseniz, bu ilk suyun içine eklemeniz uygun olacaktır. Bir kaç saat aralıkla tabakalar halinde su ve hazinelerinizi ekleyerek devam edin. Gıda boyası kullanarak katmanları renklendirmek istedim, ancak daha ilk tabakada bu uygulamanın istediğim sonucu vermediğini…...
- Kitap ve oyuncaklar ile başetmek Bazen ne kadar düzenli olursanız olun, oyuncak ve kitaplarınızı ne kadar döndürürseniz döndürün - her şey karmakarışık görünür...







çok saçma
Biraz açıklamak ister misin?
Lego kadar güzel ama ondan daha da sınırsız yaratma imkanı tanıyan Kapla Sihirli Tahtaları da incelemenizi isterim.
En büyük özelliği bütün parçaların birbiriyle aynı boyutta olması ve hiçbir yapıştırma veya geçme olmadan tamamıyla kendi dengesi ile bir araya gelerek sınırsız yaratım sağlaması. Yapması kadar yıkması da zevkli olan Kapla’da çocuklar yaratıcılıklarının yanı sıra motor becerilerini de geliştiriyorlar.
İnanç, ben kızımı büyütürken Lego ve HABA ürünlerini aldım. Legolar yaş ile orantılı değişkenlik gösterdiysede, ahşap yapı taşları gerçekten *evladiyelik* alımlar oluyor. Çok küçükken sadece düz kuleler yapmaya yönelirdik, şimdi misket yolları, şato ve başka bir çok inşaat yapmaya yarıyorlar. Bu oyuncaklar bir kaç çocuğu büyütebileceğinden çok faydalı yatırımlar olduğuna inanıyorum.