Özgüveni yüksek Bebek (Efsane/Gerçek) I
Paprika 10 aylıktı 5 yaşında Golden Retriever köpeğimizin kulağından yakalıyor, benim bulunmadığım odaları keşfe çıkıyor, tanımadığı kişilerle kolaylıkla iletişim sağlıyordu. Daha ileri ay ve yaşlarda kalabalığın içinde göze batmaktan hiç çekinmediği zamanlar oldu. (Bir Cumartesi günü Istiklal Caddesinde başında melek tacı ile gezmek gibi) Bazı bebekleri doğuştan özgüvenleri daha yüksektir ama uzmanlar ebeveynlerin ilk günden itibaren bunu desteklemeleri gerektiğini söylüyorlar.
Bu çabanıza destek olacak bazı yön göstericiler:
Efsane: Yenidoğanı her ağladığında kucağına alırsan pısırık olur…
Gerçek: Küçük çocuk ihtiyaç duyduğunu hemen alırsa – kucak, biberon, meme, temiz bez – belli ölçüde düzen duygusu kazanıyor ki bu özgüvenin temelini teşkil eder. Ayrıca bebeğiniz size güvenle bağlanır. Güvenle bağlı çocukların yuva ve anaokulunda daha rahat hareket ettikleri gözlemlenmiştir.
Ağlayan bebeğinize anında yetişemediğiniz için (örneğin saçınız şampuanlı olduğu için) kötü bir anne de sayılmazsınız. Ancak 6 aylık bir bebeği bir iki dakikadan fazla bekletmemeli.
Efsane: Özgüveni yüksek bir bebek yetiştirmek için istediği herşeyi vermeli.
Gerçek: Sınırlar koymak bebeğin özgüvenini yitirmez, aksine sınırları belirgin çizilmiş çocuklar kendilerini daha güvende hissederler. “Annem, babam beni koruyor” diye düşünürler ki bu da kendine olan güvenini arttırır. Piriz kapağı, dolap kilitleri veya merdiven önüne konulan kapılar gibi bazı sınırlandırmalar bebeğinizin güvenliği için mutlak. En yeni dekorasyon derginizi yırtmasına izin vermemek ise kendi aklınızın güvenliği için önemli. Kendinize ve çocuğunuza iyilik olsun diye onun keşfedeceği bir yere eski dergiler, plastik kaplar yerleştirin. İstediği gibi boşaltsın, doldursun. Sehpanızı yasını tutacağınız değerli eşyalardan arındırın.
Eğer bebeğiniz koyduğunuz sınırları zorluyor ise yaşına uygun, tutarlı önlemler alın. Örneğin oğlunuz tüm gücü ile minik kediye dalmışsa, uzmanlar kısa ve net bir uyarı vermenizi (acıtmak yok gibi), onu kediden uzaklaştırıp bir oyuncak ile dikkatini dağıtmanızı öneriyorlar. Aynı şeyi 18 aylıkken yaparsa açıklayın ve kısa süre odadan uzaklaştırın (time out). Fiziksel cezalandırma kesinlikle kabul edilemez; bebeğinizin özgüvenine zarar vereceği gibi, kendisini sevilmiyor muş gibi de hissettirecektir.
devamı gelecek…
Popularity: 4% [?]
İlgili yazılar:
- Özgüveni yüksek Bebek II Devam Yazısı...
- Bebek odası dekorunun zekasına etkisi Hamilelikte bir çok görevinizin belki de en eğlencelisi yeni doğacak aile ferdinin odasını hazırlamak olacaktır. Genelde önce cinsiyetin belirmesini bekleyen anne – baba adayları tercihlerini uçuk pembe, mavi veya pastel tonlarında yeşil, eflatun, sarı gibi renklerden kullanıyorlar. Bir bebek için daima, bir vitrinde veya katalogda görülen o mükemmel, bulutsu, hayal ürünü odayı arzulanır. Ancak dekorasyonda yapabileceğiniz önemli değişikliklerin bebeğinizin zeka gelişimini etkileyebileceğini öğrendiğinizde tercihiniz nasıl olurdu? Bazı örnekler verelim: Bebek doğduğu ilk ay içinde görüş mesafesi sınırlı olduğundan, seveninin yüzü kendine 50cm’den yakınsa gözleri yüzüne odaklanabilir. Bunun dışında kalan her şeyi flu veya buğulu gibi algılar. Dikkatini renklerden ziyade siyah…...
- İlk nerede uyuyacak? Yeni doğan bebeklerin nasıl tutulması, yatırılması veya bakılması ile ilgili bir çok bilimsel veri bulmak çok kolay. Esas aklımızı karıştıran nerede yatması gerektiğidir. Çevremde bir çok anne vardır ki ebeveyn yatak odaları için özenle sepetler hazırlamışlardır, dönüştürebilinen oyun parklarına yer açmış veya benzeri bebek yataklarını odalarına koymuşlardır. Doğum öncesinde gittiğim eğitim sırasında merak konusu olan bu soruyu Sosyal Gelişim Uzmanı olan Dr. Dalya Benbasa’ya sormuştuk. Verdiği yanıt bu sorunun tek cevabının annede olduğuna dairdi. Öncelikle kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz, öyle davranmalısınız. Bebek direkt kendi odasında uyuyabilir, ancak henüz anne karnından çıkmış bir bebeğin bedenine yatak çok büyük geleceği için alanın…...
Merhabalar çocuklar hakkındaki yazılarınız çok hoşuma gitti..
Sizi takip ettiklerimin listesine alıyorum…
Sevgiler