RSS

Altın Öğüt #1: Uzun vadeli düşün!

Altın Öğüt #1: Uzun vadeli düşün!

Ortalama 9 aylık bir bekleyiş süreci boyunca, klasik müzikler, sağlıklı beslenmeler, uzun yürüyüşler derken o sihirli an gelir ve minicik yüreğinizi kucağınıza alırsınız. Artık dönüm noktanıza varmışsınızdır. Bugün itibariyle herşey daha değişik olacaktır. Kendiniz ve bebeğiniz için sayısızca yeni hedefler koyarsınız.

Restoranda koşuşturan çocukların gürültüsü, AVM otoparkındaki egzost, gün içinde sitenizde korna çalan otomobiller artık kabul edilemez bir durumdur. Dünyadaki ekonomik kriz, savaş ve kötülüğe değinmeyeceğim bile… Herşey toz pembe olmalı. Olumlu. Barışık. Bebeğim için mükemmel bir dünya!

Gerçek bu değil! İleride bu mükemmel dünyayı yaratacak bir kişilik; vatana, millete, kendine hayırlı, para ile barışık, empatik… (boşlukları siz doldurun) bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız temelden başlamalı ileriye yönelik düşünmelisiniz.

Şimdi oturup düşünmek için geç kalmış değilsiniz. 2 dakika içerisinde bir liste oluşturun kendinize. Listenin başlığı da: "İyi bir insanda aradığım özellikler nelerdir?" olmalı. Listelediğiniz becerileri çocuğunuza kazandırmak için hemen yatırım yapmaya başlayabilirsiniz.

  • Empati

Ağlayan bir arkadaşı, sokakta mendil satan bir çocuk, üzülen/sevinen bir sporcu (örn: TV’de gördüğünüz), dilenen bir yabancı size iyi örnek ve sohbet kaynaklarıdır. Önceleri kişinin olası duygularını açıklamak ile başlayabilir, ileri zamanlardaki sohbetlerinizde: "sence ne hissediyor?", "sence neden öyle yaptı?" gibi karşısındaki kişiyi anlamaya yönelik sorular sorabilirsiniz. İki kardeş arasında olabilecek bir tartışma sonrasında abla veya abi’ye kendini kardeşinin yerine koymayı önerebilir "ben sana böyle yapsaydım, sen ne hissederdin/yapardın?" diye durumu analiz edebilirsiniz.

  • Para ile barışık

Maddi imkanlarımızın ağaçlarda yetişmediği bir gerçek. Çocuklarımız maalesef bunu pek kolay öğrenemiyorlar. Hele anne babanızın size sağlayamadığı fırsatları çocuğunuza sunmak sizin içinizi yakıp yıkıyor ise… Kendinizi dizginleyin… O rafta gördüğünüz, çocuğunuzun gözlerini yıldızlardan daha çok parlatacak şeyi almayın. En yakın doğumgünü veya yılbaşını bekleyin. Hak etmesini sağlayın. Bir şeyi haftalar veya aylarca beklemiş olmanın o şeye katacağı değeri unutmayın. Kendi çocukluğunuzu hatırlayın.

  • Ev işlerinde becerikli

Küçüklüğümden şöyle anılarım var, örnekleyeyim: Cumartesi günleri evimizin temizlik günüydü ve anneme yardım etmek isterdim. Aldığım yanıt: "Bırak şimdi, bir de senin arkandan temizlemek ile uğraşamam." Ne kadar doğal bir tepki değil mi? Zaten 4 kişinin yaşadığı evi baştan aşağı kendi başına temizlemek zorunda kalan bir anne, çocuğunun oyunsu yardım etme arzusuna yanıt veremiyor. Canı burnundayken işini bir an evvel bitirmek istiyor. Sonuç? Ev işlerinden hiç mi hiç anlamam. Pratik değilimdir. En basit iş, saatler sürebilir. Kızım şimdi kimden örnek alacak da kendi becerilerini geliştirecek? 5 yaşında bir çocuk (kız erkek fark etmez!) bulaşık makinesini doldurabilir, boşaltabilir, çöpü kapının önüne koyabilir, yapılan alış verişin boşaltılıp, yerleştirilmesinde yardımcı olabilir… yeter ki fırsat tanınsın. Yaptıkları takdir edilsin. Haftada 5 kez başarı ile tekrarlanan görev karşılığı bir üst paragrafda bahsı geçen hediyeyi almasına hak kazanılabilinir.

  • Okusun (okul veya kitap, sanki bunlar ilintili)

Daha anlamaz diye geçiştirmeyin, kitabı yanından hiç eksik etmeyin. 8-9 ay itibariyle resimli kitaplar okuyabilir, gösterilen resim üzerinden: "Bak çiftçi domuzlara yem veriyor. Yandaki ahırın içinde de inekler var. Çiftçinin kızı onları sağacakmış. Elindeki kovadan belli…" diye anlatabilirsiniz. 1.5-2 yaş itibariyle artık çocuğunuzun bir kaç kitaplık, kendine ait, kütüphanesi olmalı. Sizi okurken görmeli. Siz ona günlük rutininizin içinde okumalısınız… Sıkıldıkça TV kumandasına değil bir kitaba başvurabileceğini bilmeli. "Ama çocuğum şimdi 5-6 yaşında. Şimdi ne yapabilirim?" diye soruyorsanız, gecikmiş değilsiniz. Akşamları 15 dakika daha erken yatağa birlikte gidin, ona sevdiği kitaplarından kesit kesit okuyun. Ertesi güne kalacak hikaye heycanı arttıracak, merak uyandıracaktır. Seneye kendi okumaya başladığında ise sizin bitirmediğiniz hikayeleri kendisinin bitirmesine teşvik edecektir. Rutin ve süreklilik çok önemli.

Bütün bunların yanısıra nerede duracağınızı da bilmelisiniz. Çocuğunuzu sporu sevsin diye yüzmeye, baskete ve futbola eşzamanlı yazdırmışsanız - baştan kaybedeceğiniz bir savaşa girdiğinizi söyleyebilirim. Sırasıyla bir spor dalını deniyor ve çocuğunuz 3. haftayı da ağlayarak tamamlıyorsa belki bu sporun ona gerçekten uygun olmadığına karar verme vakti gelmiştir. Veya hayati bir beceri olan yüzmekten hoşlanmadıysa, ona havuzun bir ucundan diğerine 2 kez sorunsuz yüzebildiği zaman artık devam etmek zorunda olmayacağını söyleyebilirsiniz.

Özetle atalarımız doğru söylemiş: "Ağaç yaşken eğilir" yeter ki ona ihtiyacı olan sevgi ve ilgiyi verelim.

, , , , , ,

Bu başlığın yazarı:

Handem - 98 adet başlık yayınlamıştır çocuklaHayat.

2003 doğumlu bir kız annesi. herşeyi bilmem. biraz dinlerim. tecrübelerimden öğrenirim. bildiklerimi söylerim.

Yazar ile irtibata geçin

1 Bu başlığa yapılan yorumlar

  1. Burak Dönertaş Says:

    Her anne-babanın, her anne-baba adayının hatta her evli ya da nişanlı çiftin mutlaka okuması ve kendilerine ders çıkarması gereken bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. tebrikler. daha ilk paragraftan bağlıyor.

Yanıtlayın