26 November 2008

Mutlaka "ne kadar zaman değil, geçirdiğiniz zamanın kalitesi önemlidir " diye duymuşsunuzdur… peki bir kez daha düşünün:

Gün boyu koşturuyor, çocuğunuz ile arada boş kalan bir zaman diliminde dört dörtlük ilgileniyorsunuz… yeter mi? Tam tadına varacakken, size dün okulda başına geleni anlatacakken veya yeni becerisini sergileyecekken saatinize bakıp: "ooo bak kaç olmuş bilmemne vakti geldi! " diye ajandanızdaki bir sonraki satıra geçmek zorundasınız.

Hepimiz tecrübe ettik bu durumu. Çalışan, çalışmayan, tek veya çok çocuk ebeveynleri, anneler ve babalar istisnasız herkes bir kez olsun bu durum ile karşı karşıya kalmıştır. Peki sizin temponuz çok yoğun, evde oturan – çocuğa bakmakla yükümlü olan ilgilensin?

işte hiç de öyle olmuyor… örnekleyelim:

Büyükanne/Büyükbaba

Onlar torunlarını çok severler… yıllar evvel kendi çocuklarına veremedikleri şevkat ve ilgi ile yaklaşır, birlikte geçirdikleri her saniyeye değer verirler. Hepimiz büyükanne-babaların bizlere disiplin namına izin vermediklerini torunlarına serbestçe yaptırdıklarını biliriz. Aradaki nesil farkı da cabası… elbette çocuğunuz eski, belki sizin bile hatırlamadığınız, oyunlarda ustalaşıyor olablir ama dede yorulduğu zaman 3-4 yaşındaki torununu 2 saatlik kestirmesi boyunca TV karşısında bırakma konusunda da bir mani görmez.

Bakıcı/Dadı

Fazla söze gerek yok, kimisi bir melek, kimisi süper abla, kimisi hırsız, kimisi vurdumduymaz… bu liste daha uzar gider. En sonunda baktıkları çocuklara kendi kardeşleri gibi değer veren, dikkat eden bir avuç eğitimli dadı vardır. Çocuğunuzun böylesine denk geldiğini görmek için bile kendisi ile düzenli zaman harcamalı, onun duygularına kulak vermelisiniz.

Özetle:

  • Çocuk anne babasından ilgi bekler.
  • Bu ilgi olmadan çocuk uzun vadede sağlıklı bir gelişim gösteremez.
  • Çocukları ile yeteri kadar vakit geçiremeyen ebeveynler, çocukluklarının ergenlik döneminde sorunlar ile karşılaşacaktır.
  • Ebeveynler çocuklarına gösterdikleri ilginin hedefe yönelik değil sevgiye dayalı olduğundan emin olmalı.

İngiltereden bazı istatistikler:

  • Ailelerin artık sofrada buluşmadıklarını; haftada bir, sadece 15 çocukta bir, ailelerin birlikte sofrada yemek yediklerini göstermekte
  • Çocukların davranışları gördüklerinden etkilenmektedir. İngiltere’de yaşayan 3 yaş grubu çocuklarının yarısının odasında TV bulunduğunu; sürekli TV seyreden çocukların okuma-yazma becerileri göstermektedir.
  • Ayrıca TV ile iletişime itilmiş çocuklar, ergenlikte asla ana-baba sözü dinlemez. TV ailenin yerini alamayacağı gibi aile içi parçalanmalara neden olur.

Önemli olan aile olarak çocuk ile birlikte bir şeyler yapılabildiği hissinin yaratılmasıdır. Çocuğunuzla birlikte vakit geçirebileceğiniz aktiviteler yaratmalısınız: bisiklete binmek, tenis oynamak, yürüyüşe çıkmak vb. Sadece hedeflere ulaşmak yeterli değildir. Çocuğun ödevini kontrol ederek veya spor gösterisine katılarak görevimi yaptım mantığı doğru değildir. Çocuk ile birlikte oynamak, dans etmek ve ona sevildiğini hissettirmektir önemli olan… Anne ve babaların çocuğa içten sevgi göstermeleri gerekir!

Önerim…

  • Ailece sofraya oturun.
  • Birlikte haftanın belirlenmiş bir gününde ve saatte 15-20 dakikalık bir oyun oynayın (bizim bu ara favorimiz Kızma Birader).
  • Uykudan evvel on(lar)a kitap okuyun (dil ve kelime hazinesinin genişlemesine de faydalı).
  • "Bugünün en iyi/kötü/komik olayı neydi? " diye sormayı alışkanlık haline getirin…
  • Baba (genelde her gün dışarıya çıkıp, parayı kazanan kişi olarak gördüğümüzden kalıp olarak adlandırılmıştır) belli bir gün haberlerini internetten okusun (gazete veya TV’ye atlamasın), işten çıkmadan bir kaç bisküvi atıştırsın (acıkmasın) da gelsin eve. O gün onun çocuklarını yatırma günü olsun.

Bugünlerde çocuğunuza yapacağınız zaman yatırımları, size ergenlik çağında olumlu tepkiler şeklinde geri dönecektir.

Çok kısa sürede davranış ve rutinlerinizde göstereceğiniz bu değişikliklerin ailenize olumlu etkilerini göreceğinizden eminim. Uzun vadede yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri olacağını garanti ederim.

Popularity: 3% [?]

Paylaştıkça artan sevgi ve bilgidir:
  • Print
  • email
  • Add to favorites
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Posterous

İlgili yazılar:

  1. Altın Öğüt #4: Hata yapacağınızı baştan kabul edin Veli olmak uzun bir yolculuktur Daha hamileliğinizde onca çocuk eğitimi kitabı yutmadıysanız, size büyükleriniz şöyle yap, böyle yap diye tavsiyeler vermediyse bile, çok vaktiniz var. Deneme yanılma yöntemine başvurabilirsiniz… çok vaktiniz olacak çok. Yanılacağınız, yanlış yapacağınız anlar olacaktır. Kendi…...
  2. Altın Öğüt #3: Size verileni tanıyın, ona itibar edin En büyük şansımız “çocuk sahibi” olmaktır. Sürpriz paketinizden ne çıkarsa çıksın onun kıymetini bilin. Özürlü bile olsa o çocuğu sevmeyi ve kabul etmeyi öğrenmek gerekir. Çocuğunuzu zorla kendi hayallerinize uydurmaya çalışmayın boşuna zaman kaybedersiniz. Çocuğunuzu iyi gözleyin. Çocuğunuz 8 yaşına geldiğinde artık yeteneklerini net olarak görebilir, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını çok daha iyi anlayabilirsiniz....
  3. Altın Öğüt #5: Temel ihtiyaçları es geçmeyin! Çocukların bazı temel ihtiyaçları karşılanması şarttır Uyku Yemek düzeni Teşvik Sevgi & İlgi Övgü & Onay Pek çok sorunun temelinde çocuğun uykusunu yeterince alamamış olması yatar. Minik yüreğinizin ilk aylarını düşündüğünüzde, ihtiyacı olan uykuyu kendi kendine aldığını hatırlayacaksınız. İlk…...
  4. Altın Öğüt #1: Uzun vadeli düşün! İleride bu mükemmel dünyayı yaratacak bir kişilik; vatana, millete, kendine hayırlı, para ile barışık, empatik... (boşlukları siz doldurun) bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız temelden başlamalı ileriye yönelik düşünmelisiniz....
  5. Ebeveynlik hakkında 10 gerçekci öneri Özel Ütopya İlköğretim Okulu ve Küçük Eller Ana Okulunun ortak düzenlediği Veli Konferansında konuşmacı Penny Tassoni katılımcılara hayatın içinden gerçek örnekler ile zenginleştirilmiş önerilerini sundu. Sunumunda çocukların bağımsız ve sosyal sorumluluk sahibi olmalarına, özgüven ve pozitif bakış açısı kazanmalarına, verimli sosyal beceriler geliştirmelerine yardımcı olacak yolları inceledi....


1 Yorum
  1. Ayse
    26 Nov 2008 2:09 pm

    Cok onemli bir konu ve harika tespitlerle dolu bir yaziydi, tesekkurler…

    Onerilerinde belirttigin konulara ailece bizde ozen gosteriyor ve iyi bir ebeveyn olup, saglikli ve mutlu cocuklar yetistirmek istiyoruz.

    Ayrica gunun iyi/koyu/komik olayi cok hosuma gitti, uygulamak istedim…paylasimin icin tekrar tesekkurler…

    Sevgilerimle…

Yorum Yapın
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Esra Nur Üçkol
    Handem, anneler için mükemmel bir örnek oluyorsun bence, annelik içgüdünün yanında belirli bir bilgi setini de gerektiriyor, fakat bu kısım ülkemizde maalesef atlanıyor. İyi gidiyorsun devam lütfen :)
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Handem
    çok teşekkür ederim esra... ben artık yerden bi metre yüksekte geçiririm günümü
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Muge Cerman
    Bir minik yaşanmışlık da benden, çocuklarınızın karşısında olmayın, arkasından da itelemeyin, sadece yanlarında olduğunuzu bilsinler yeter.
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Handem
    ne güzel özetlemişsin... yanlız çok hassas bir dengedir...