Kariyer mi, Çocuk mu?
Heycanla maçın başlamasını beklerken, ekranımızda Acun Ilıcalı beliriyor ve Hülya Avşar’ı davet ediyor. Hoş beş derken aslında bir çok kadının aklını karıştıran "o" soruyu soruyor: Kariyer mi, çocuk mu?
Hülya hiç düşünmeden çocuk cevabını veriyor vermesine… Ama bir düşünelim gerçekten bu kadar kolay mı?
Aktif bir çalışma hayatının içindeyken, evlenmemiş ve tabiiki anne olmamışken bana sorulsaydı bu soru, vereceğim yanıt basit olacaktı. Doğuma gidene kadar çalışır, doğumdan sonra 3-5 ay izin hakkımı kullanır dönerdim.
Aslında ne oldu? Şu veya bu sebepten dolayı işime son verildi ve hemen hamile kaldım. Bebeğimi kucağıma aldığımda onu hiç bırakamayacağımı anladım. Aradan 3, 5, 35 ay geçti "haydi gel çalış" deselerdi, gidemezdim. Pamuk Prensesim 4 yaşındayken kısa bir süre çalışma imkanı buldum. Her şey sorunsuz oldu, kızım hiç tepki göstermedi, aktivitelerinden geri kalmadı. Her akşam çok verimli iki saat geçirdik birlikte… çok da iyi oldu. O iş de sona erdiğinde, eve dönünce, benim için yanıtın çocuk olduğuna kanaat getirdim.
Anneler arası değişgendir bu cevap. Önemli olan çocuk ile birlikte geçirilen kaliteli zaman derler. Bir çok danışan yeni anneye de aynı şeyi söyledim. Çocuğun sevildiği bir ortamda kaldığından, iyi bakıldığından, ilgilenildiğinden eminseniz ve mutlaka çalışmak istiyorsanız/gerekiyorsa, gidin. Gitmelisiniz, çünkü her geçen gün "şimdi çalışmak vardı", "çocuk yüzünden eve çakıldım" veya "keşke"ler aklınızda çoğalacak, büyüyecek, sizi mutsuz edecek.
Ben, kendi adıma, kararımı vermenin mutluluğunu yaşıyorum. Evde oturup, kızımın herbir şeyi ile ilgilenebildiğim için çok şanslıyım.
Şimdi şansımı bu yazıyı yazmaya ilham veren Garanti Bonusun kampanyasından yana kullanacağım… 3360′a en çok yanıt gönderen 25 Bonuslu kayıtsız, şartsız Var mısın, Yok musun’a katılıyormuş.
Bu yarışmaya katılmak, ölmeden önce yapılacak 100 şeyden biri… ama bu bambaşka bir yazı olur.
Popularity: 3% [?]
İlgili yazılar:
- Çocuk Çalışma Masası Bu yıl ilkokula başlayacak kızımın odasında bazı değişiklikler yapılması gerekiyor. Başta geçen yıl kendime aldığım çalışma masasına çok özendiğini bildiğimden, kendisine de küçük modelini alacağımı müjdelemiştim. Bir süre evvel küçüklüğünden kalma çocuk masasını da kaldırdığımdan, kendimize resim yapmak veya oyun oynamak için rahat bir yer bulamamıştık. Bu çalışma masası en azından ihtiyacının bir kısmını kapatacak – ayrıca adı üzerinde – ödevlerini de yapması için gerekecek. Buraya kadar her şey iyiydi… aklıma “bu masaların çocuklar için olması gereken bir standartı var mıdır?” sorusu düşene dek. Biraz araştırmanın sonucu tahminlerimi doğruladı. Henüz gelişimlerini tamamlamamış küçük bedenlerin, gelişmeye müsait küçük masa ve sandalye…...
- Çocuk Hakları Sözleşmesi İçimde tarif edilemez ölçüde kötü duygular beslediğim bu suç hakkında benim ifade edemediklerimi annecocuk.com kaleme almış. Daha bir kaç saat evvel babaolmak.com sayesinde haberdar olduğum bu kampanyaya 1200'ü aşkın kişi imzasını atmış bile. Hareketlerini göndülden desteklediğim annecocuk.com'a teşekkür, benim gibi blog/web/köşe/sütun (adı her ne ise kitlenize ulaştığınız) yazarların bu konu ve kampanyaya dikkat çekmeye davet etmek istiyorum....
- Çocuk Hakları Sözleşmesi Çocuk Haklarına Dair Sözleşeme nedir? 1989 yılında dünya liderleri çocukların salt kendileriyle ilgili özel bir sözleşmeye ihtiyacı olduğuna karar verdiler. Çünkü 18 yaşından küçükler, yetişkinlerden farklı olarak özel bir bakım ve korunma ihtiyacı içindeydiler. Liderler ayrıca çocukların da hakları olduğunu tüm dünyanın bilmesi gerektiğini de düşünüyorlardı. Çocuk Haklarına dair Sözleşme (ÇHS) sivil, kültürel, ekonomik, siyasal ve sosyal haklar dahil olmak üzere insan haklarını tümüyle kapsayan ve hukuksal bağlayıcılığı olan ilk uluslararası belgedir. Sözleşme hemen hemen tüm ülkeler tarafından benimsenmiştir. Helen Sözleşme’yi onaylayan taraf sayısı 193’tür ve bu sayı Cenevre Sözleşmelerini Kabul edenlerin sayısından daha fazladır. ÇHS’nin hükümleri ve ilkeleri, çocuk…...
Ben hala “acaba hangisi” diye düşünenlerdenim. Bakalım, bebiş dünyaya geldikten, onu kokladıktan sonra göreceğiz..
Bahsı geçen reklam ile ilgili şu linke rastladım: http://www.mediacatonline.com/tr/news/details.asp?ID=8435
kesinlikle çocuk….. 12 senelik iş hayatımı hamile kaldığımda sağlık sebeplerinden dolayı bırakmak zorunda kaldığım için çok üzülmüştüm taa ki 8 aylık dünyalar güzeli kızımı kucağıma alana kadar. Büyüklerimiz ne güzel söylemiş her şerde bir hayır aramak gerekirmiş çok doğru iyiki evdeyim iyiki meleğime kendime bakabiliyorum bu gidişlede onu bırakabileceğimi hiç sanmıyorum. sevgiyle….
Canım arkadaşım;
Yazdıklarını keyifle okudum. Benim de planlarım çocuğum doğunca 3 yaşına kadar onunla keyifle beraber kalıp sonra aktif iş hayatıma geri dönmekti. Ama “Allahın umdurmadığını peygamber sopayla kovalarmış” doğumdan 6 ay sonra tıpış tıpış işe döndüm. Annelik muhteşem bir duygu, ama çalışmak zorunda kalan annelik tam bir eziyet. Hem çocuğa hem anneye. Oğlumla zaman geçirebilmek, yorgunluktan canım çıkmışken onun enerjisine yetişmeye çalışmak, 10 dakika daha uyuyabilmeyi düşünmek yorucuydu. Hele onu yuvaya bıraktığımda göz pınarlarında biriken yaşlara tanık olmak yaşadığım en acı verici zamanlar oldu.Eğer çocuğunuza en az 3 yıl kendiniz bakabilecekseniz çocuk yapın hanımlar. Hem onun hem sizin için daha hayırlı olacaktır. Ellerin dert görmesin sayende içime dert olan bu cümleyi yazabildim
Sevgi ile kal…