Uykudan önce… (belki de gün arasında)
Okumanın önemini anlatacak değilim.
Sadece okumak değil, dinlemek de çok önemli. Miniğiniz dinlediği bir hikaye esnasında yeni kelimeler öğrenir, farklı karakterlerin farklı tepkileri ile karşılaşır, kendini bir karakterin yerine koyar, hayal dünyası genişler.
Okuma zorluğu çeken çocuklara bol bol okutulduğu kadar, sizin de okumanız ona açıkladığım anlamlarda fayda sağlayacaktır.
Bizim değişmez rutinimizde uyku öncesinde bir kitap okumak vardır. İstanbulda bir saat kadar sürebilen otomobil ile yolculuklarında da dinleme cd’leri çalmayı tercih ediyorum. Ardından ikimizin hikaye üzerinde konuşacak bir çok konumuz oluyor. Bazı durumlarda da (örneğin: doktora gitmek, uçağa binmek gibi…) bu hikayelerden destek alarak miniğime açıklamalar yapabiliyorum.
Sizlere de ilham olması için bundan böyle buradan okuduğum kısa hikayeleri beğeninize sunacağım…
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Popularity: 7% [?]
İlgili yazılar:
- Çirkin Ördek Yavrusu Bilirsiniz, herkesten farklı olup, herkesin kendine özel güzel özelliklerinin olduğunu anlatan bir hikayedir. Paprikama sıklıkla arkadaşlarının bir şey yaptığında, benim kendisi için onaylayacağım bir davranış olmadığını veya benim onayladığım bir davranışın başka annelerce onaylanmadığını anlatırım. Bu hikaye beni destekleyecek türden.… Devamı burada......
- Demet’in Kardeşi Oluyor Ebeveynlerin ikinci çocuğa karar vermeden evvel, akıllarından geçen 1001 soruya yanıt verdiklerinde, bir de ilk çocuklarına bu haberi nasıl verecekleri konusunda düşünmeleri gerekiyor. Kişisel fikrim, 40 hafta küçük bir yüreğin beklemesi için çok uzun bir süre olduğundan, annenin karnı çıkmaya başladığında, bebek hareketlerinin hissedilebilindiğinde bu konuyu paylaşmanın daha doğru olacağı yönündedir. Daha evvel yayınlananlardan farklı, daha güncel bir hikaye de size bu süreçte eşlik etsin.… Devamı burada......
- İnglürkçe, Türmanca belki de Fransürkçe… Çevremize baktığımızda hepimiz Türkçeyi doğru konuşmak ve kullanmak için büyük özen gösteriyoruz. Herkes karşısındakini de kendi gibi bildiğinden… Türkçe % 100 doğru kullanılıyor değil mi? Değil! Yaşamımızda ister istemez yerini alan ve aldığı alanı genişleten İnternet, uydu yayını, yabancı dergiler gibi yeni mecralar yabancı dilleri de bilmek, kullanmak zorunda bırakıyor. Sıkca kendinizi arkadaşınıza “bana bir mail at” veya “geçenlerde sana bir SMS göndermiştim” gibi çok basit tümceler kurarken yakalayabilirsiniz. Özellikle çok dilli yetişen çocukların tuzağıdır bu ‘yeni lisanlar’ türevi. Bizim evimizde “Dişmacunu ist alle” veya “Ich möchte kein Portakalsuyu” çok olağan cümleler. Ben büyürken ve yeni bir lisan öğrenirken annem…...
Harika gerçekten, ellerinize sağlık:)
Harika olmus. Elleriniza saglik. Bizde hazir Adile Teyzeden hikayeler vardi ama bu anne sesinden Nini CD sinin ileri yaslar versiyonu olmus. Sesiniz ve diksiyonunuz da cok uygun bu arada. CD yapip satabilirsiniz de.
Muhteşem. Bence coook güzel.Abuk subuk tv çizgi filmlerindense cocugun hayal dünyasının gelişmesinde cook daha degerli.
Sevgiler
Erkan
Beğendiğinize çok memnun oldum. Büyük zevk ile hazırladım… bir kaç çocuğa dinletme fırsatım oldu, onların da tepkisi çok güzeldi.