16 July 2009

CraftÇocuğunu teknolojiye kontrolsüz maruz bırakan ebeveynlere kötü gözle bakılan bir dönemdeyiz.

Açıkcası çocuğun yaşına uygun ve dikkatlice davranmayan ebeveynler benim de eksi elektriğimi çekerler.

Hepimizden evvel çocuk sahibi olan yakın arkadaşım ve “bilgisayarcı” eşinin bu konudaki umursamaz davranışlarının, yıllar sonra kendim anne olup bilinçlendiğimde, ne kadar hatalı olduğunu gördüm.

Bir başka “bilgisayar ve internetci” arkadaşımız ise bebeğinin doğum itibariyle TV’nin ışıklarına doğru yöneldiğinden çok mutlu oluyordu. Sanırım 1.5 yaş civarında ise çocuğun bir animasyon filmini baştan sona seyretmesi için çaba sarf ediyordu. 

Böylesi ‘entelektüel’ kişilerin minik yüreklerinin geleceği söz konusu olduğunda ne kadar cahilce davranabileceği beni çok şaşırtıyor.

Henüz 2-2.5 yaşındayken bilgisayarı açıyor, kapatıyor, yazı programında bir şeyler yazıyor… diye sevinen anne babalara üzülüyorum. Minicik çocuklarının beyninde suyun rahatlatıcı etkisi, böceğin altı bacağı veya toprağın yumuşak dokusu hakkında depolanacak alanda “düğmeye basıyorum – bir şey oluyor” bilgisi durmakta.

Sizce bu çocuklar büyüdüklerinde konsantrasyon süreleri ne olacak? Reklam, müzik videoları veya günümüzde rağbet gören her tür içeriğe sahip internet yayınlarından oluşan video klipler sayesinde hızla değişen görüntülere maruz kalan çocukların büyüdüklerinde 40-45 dakika süren derslerine odaklanmaları mümkün olacak mı? Oyun oynarken bebeğinizin arkasında çalışan TV’nin sesi onun düşünüklerine karışıp, odağını kaybettirmez mi?

Teknoloji çocuklarımızın sosyal ve motor gelişimlerini bozguna uğratabilecek büyük bir tuzaktır. 

Gerçek insan ve eşyalar ile temas edip, etki / tepki ilişkisini tecrübe etmek varken, hayalgücünün sınırsız oyunlarından birini hayata geçirebilecekken ona neden düz bir cam karşısında hareketsiz bırakmak isteyesiniz?

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım: teknoloji hayatımızın gerçeği! Sizlere ulaşabilmemin sebebi klavyem başında geçirdiğim saatlerdir. Kızımın beni kopyalamaması mümkün değil. 

“Nasıl yani? Hem öyle diyorsun… ama böyle davranıyorsun?” dediğinizi duyar gibiyim.

1-3 yaş arası Paprikam sadece kahvaltı vaktinde BBC’de Teletubbies seyredebilirdi (eğer TV’yi açarsam, eğer sohbet etmiyorsak, eğer o an ilgisini çeken başka bir şey yok ise, eğer, eğer, eğer…). 3 Yaşından sonra bazı dünya klasiklerinden kısa bölümler veya 5-10 dakikayı geçmeyecek animasyonlar seyretmeye başladık. 4.5 Yaşına kadar süreler yavaşca uzayabildi ve 45 dakikada sınırlandı. Şimdi 5.5′u geçen kızım TV’yi, sadece seçtiğim kanallarda ve programlarda, sabah uyandığından evden çıkana kadar seyredebileceğini bilir. Öğleden sonra genellikle TV’ye yer yoktur. Oyun oynanır, kitap okunur, parka gidilir vs… Elektroniksiz hayat gayet mümkündür.

Fotoğraflarda gördüğünüz kızıma yaptığım, eski bir diz üstü bilgisayara yazdırdığım bir ekran görüntüsünü yapıştırmaktır. Bu *şey* ile saatleri, günleri geçiyor. Raporlar tutuyor, kısa e-postalar gönderiyor, uzun yola gittiğimizde “edge teknolojisi ile otomobilde” internet bile kullanıyor… hepsini hep aynı kağıt parçasına bakarak.

100_6948 100_6932

Popularity: 1% [?]

Paylaştıkça artan sevgi ve bilgidir:
  • Print
  • email
  • Add to favorites
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Posterous

İlgili yazılar:

  1. Çocuk Eğitiminde Kuklanın Önemi ve 10 Süper Öneri Daha evvel duyurduğum Erken Yaşta ve İlköğretimde Nitelikli Eğitim Kongresi ndeydim bu haftasonu. Bir ebeveyn olarak alacağım bilgi ve donanımın çocuğumun okul seçiminde, eğitmenini değerlendirmemde veya çocuğum ile evdeki iletişimimde ne kadar yardımcı olabileceğini tahmin etmemiştim. Katılan uluslararası konuşmacılardan biri…...
  2. Hoşcakal bebeğim, biz tatile gidiyoruz Gelecek hafta, malumunuz 23 Nisan Perşembeye geliyor, Cuma ve haftasonu ile birleştirerek, bu yılın ilk tatiline çıkmaya daha aylar öncesinden niyetlendik. Gidecek olduğumuz tesis her ne kadar aileye çok elverişli olsa, çocukların harika zaman geçirdikleri bir yer olsa da, Pamuk…...
  3. Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası 28.06.2008 TIM Show Center, Büyükdere Caddesi Derbent Mevkii @ 18:00...
  4. Çocuk Stand-up’ı Çocuğunuzla birlikte hafta sonunda eğlenceli ve kaliteli zaman geçirmek isterseniz eğer bu show tam size göre....
  5. Çok dilli Çocuk Başlık kulağa garip gelse de, ülkemizde yaygınlaşan bir akımın habercisidir. Gazetelere haber olan bu konu ile gerçekten ilgilenenlerin başvurabileceği kaynak pek az....


Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Kemal Saraçoğlu
    Bir çocuk için "sadece" teknolojik ürünlerle bir çocukluk en kötüsüdür herhalde. Mesela bir el becerisi (meşe), fiziksel bir oyun (5 taş), ya da insanlarla beraber oynanan oyunlar (saklambaç) ne kadar basit ama ne kadar gerekli unutuyor ebeveynler. TV'nin ya da laptopun başına oturttuklarında annelerin kafaları rahat oluyor belki ama ya sonra? Kuzenimin ufaklığının hiç arkadaşı yok, biliyor musunuz?
  • December 31, 1969 at 4:33 pm Handem
    Çok üzüldüm Kemal, geçenlerde katıldığımız bir toplantıda anne baba çocuklarından hiç rahat edemiyorlar... 5'er dakika nöbetleşe anlamsız turlar, oyalamacalar falan yapılıyordu... kısa bir süre çocuk dışarıda yağan yağmurun ardından etrafı süpürmekten, daha sonra ise peçete parçalamaktan mutlu oldu, oyalandı. Çocuğa hiç bir şekilde ulaşamadık, konuşamadık. Bu arada masada anne baba çocuğun ne süper internet kullandığını anlatıyorlardı ?!?!?