Alexander am Zoo, Frankfurt

Alexander am Zoo, Frankfurt

E tamam belki bu değerlendirme tam otel ile ilgili olmayabilir ancak çocuklarınız ile her ne sebeple olursa olsun Frankfurta gitmek durumunda olursanız, tercih etmeniz gereken otelin bu olduğunu söyleyebilirim.

Her ne kadar Almanyada yaşamış biri olarak, kendimi o memlekette evimden farklı hissetmesem de, bilmediğim bir şehire giderken endişe duymuyor değilim. Çok ani bir karar ile bayram tatiline denk düşen, iki yılda bir yapılan IAA (Frankfurt Otomobil Fuarı)’yı ziyaret etmek amaçlı bir organizasyon yaptık.

Otomobil ile uyuyan, yaşayan, nefes alan eşim için bu sanırım benim Disney dünyalarına gitmem gibi bir durum ile ölçümlenebilir. Paprikamızın da faydalanması için onu ön planda tutan bir program yapmaya kararlıydık. Çalışan herkesin iş dünyası ile ilişkilendirdiği bu şehirde çocuklar için sayısız olanak varmış meğerse…

İnternet ve haritalardan gerçek mesafeleri anlayamadığımızı itiraf etmeliyim.

Oteli sadık internet servisim Tripadvisor sayesinde buldum. Burada aradığınız özelliğe göre (çocuklu aileler için, balayı için gibi) arama, sıralama yapmanız mümkün. Frankfurt Hayvanat Bahçesinin yakınında konumlanmış Alexander am Zoo sakin bir sokakta bulunuyor. Talep ve ek ücret karşılığında kapalı garajından da yararlanmak mümkün. Konaklama ve kahvaltı haricinde hizmetlerinden yararlanmadıysak da, genelde Avrupa şehirlerinde karşılaşacağınız en zengin kahvaltı büfesine sahip olduğundan eminim. Güne iyi bir öğün ile başlamak harika oldu.

2 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan metro ile bir kaç durak mesafede bulunan merkez ve diğer ilgi çekici noktalara varmak mümkün.

Aslında şehrin bir ucundan diğerine yürümek de mümkün… Alışkanlıktan bir kaç gün metro ile oraya buraya gidip, son akşamımızda taksiye binseydik neredeyse aynı fiyata otelimizde olabileceğimizi keşfettik.

Vardığımız Cumartesi günü, Main nehri kıyısında bulunan Schaumainkai’da bitpazarı kurulurmuş. Turist olarak oradan alabileceğiniz fazla bir şey olmayabilir, ancak pazarın içinde kurulan Imbiss (ızgara yiyecek satış noktaları) görülmeye değerdi. Çocuklarının eski kıyafet, oyuncak ve kitaplarını satanlar, bisiklet tamir edenler, el yapımı mücevher sergileyenler… kalabalığın içinde keyifli bir iki saat geçirdik.

Yolumuzun üzerinde bulunan iletişim müzesinde beslenme konulu bir sergi sergilenmekteydi. “Nasıl yani?” diye düşünürken, aslında ne demek istedikleri çok açıktı: Sofrada iletişim. Yemek siparişi verirken, sofrada yemek yenirken, yemek sunulurken, pişirilirken… her anında iletişim söz konusu. Hepimiz için bunu yeniden keşfetmek ilginç oldu. Müzenin bir bölümünü çocuk atölyesi olarak tasarlamışlar. Yine iletişimi ön planda tutarak akıllı internet kullanımı, kartpostal tasarımı, baskı… kim müze gezmek ister ki? Ancak çocukları her saat başında, 1 saatliğine, veli eşliğinde, ücret karşılığında alıyorlar ve maalesef bu bizim programımıza hiç uymadı.

Pazar günü Frankfurta 1.5 saat mesafede bulunan Holiday Park‘a gitmeye kararlıydık. Sabah erkenden gitmek istediysek de kiralık otomobil ve navigasyon nedeniyle ancak öğlen varabildik. İçinde bir çok atraksiyon bulunan bu tematik park, yaş sınırı olmaksızın herkese uygun eğlenceler barındırıyor. Mevsim gereği çok kalabalık olmadığından, hiç sıra beklemeden binmek istediğimiz her makineye kolayca girdik. Özellikle su yollarında giden botlar ve variller ile olanlardan büyük keyif aldık. Tabii karınınız zil çalmaya başladığında fazla seçici olmak mümkün değil. Maksat doyayım diye bir şeyler yiyebiliyorsunuz ancak.

Pazartesi Otomobil fuarına giden babamız ile yollarımızı ayırdık.  Papatyam ile keyifli bir anne kız günü geçirmek üzere planlar yaptık… Alışveriş caddesine gidip, önceden gözüme kestirdiğim bir iki mağzaya girip ardından söz verdiğim gibi sinemaya gittik… Kısıtlı günümüz olduğu için aslında yine yolumuz üzerinde olan Çocuk Müzesi, bölgeye özel olan Struwwelpeter Müzesi veya Papageno Müzik Tiyatrosuna gidemedik. Aklım özellikle görme engelliler için tasarlanmış, biz görenlerin onlar durumunda nasıl hissedeceğimizi gösteren Dialog Müzesinde kaldı.

Karstadt ve Galerianın geniş kitap ve oyuncak reyonlarını raf raf inceleyerek, kızıma bu durumu telafi ettiğimi düşünüyorum.

Salı sabahı anne valizleri toplarken, baba kız tekrar yollara düşüp, hayvanları ziyaret etmeye niyet ettiler… Gelen okulların kalabalığı nedeniyle, sıra beklemek istememiş ve çocuk parkına gitmişler. Herhangi bir yolun üzerinde bulunabilen, geniş yeşil alanın ortasında, salıncak, tırmanma şeysi ve bir başka salantılı şeyden oluşan bir park bu kadar mı eğlenceli olabilir – anne baba oturup seyrederken bu kadar mı dinlenebilirler?

Özetle Frankfurt bir çok iş adamının gittiği şehir olabilir, ancak anne ve çocuğun da eşlik edebileceği bir şehir olduğu kesin. Mesafeler hiç uzak değil. Metro bağlantıları harika. Aslında bisiklet kiralayabilseniz en güzelini yaparsınız. 3 dolu gün karış karış gezdiğimiz Frankfurtun bize sunabileceği, henüz göremediğimiz daha çok özelliği olduğundan eminim. Her dükkanda, köşede bir memleketli ile karşılaşacağınızdan lisan bariyerini de dert etmenize gerek yok. Şansa kalan bir tek havanın durumu olur…

Popularity: 1% [?]

İlgili yazılar:

  1. Midpoint, Bebek Geçen hafta çocuk parkından çıkıp, hemen cadde karşısında bulunan Midpoint'e öğle yemeği için gittik. Haftasonu olduğundan kahvaltı eden, kahvesini içen ve bizim gibi yemek için gelenler gibi karışık bir topluluk ile karşılaşmak mümkün....
  2. Çocukluğun sonu bir pazarlama stratejisi Ebeveyn olarak bu hakkımı ve Papatyamı mümkün olan en uzun süre boyunca çocukluğunu tehdit eden bu pazarlama stratejilerinden korumaya gayret edeceğim....
  3. Ailece Tatil Her yıl tekrar tekrar bu konu her evde uzun uzadıya konuşulur… Nereye gidelim? Ne götürelim? Kum var mı? Çocukhavuzu var mı? Güvenlik önlemleri alınmış mı? Bitmez bu konu. Tatile gidilir "ailece"… ama elinizi yüreğinize koyun gerçekten herkesin üzerinden tüm yükler alınmışmıdır? Hiç eksiksiz valiz toplayıp gitmişseniz bile açık büfede makarna, köfte, sosis, patates kızartması, püre’den başka birşey bulabilecekmisiniz ailenizin minik üyesine yedirecek? Geçen Şubat tatilinde gittiğimiz bu otel zinciri herşeyi düşünmüş, standardına koymuş. Odaya girdiğinizde sizi karşılayan %100 doğal içecekten, banyoya koydukları bebek bezi için ayrı kovaya, çocuklara özel sabunluk ve dişfırçası bardağından, lobinin yanında bulunan çocuklara özel odadan, yemekte…...

Close It
Wordpress Themes - Wordpress Video Themes - Wordpress Travel Themes - WordPress Restaurant Themes