12 October 2009

denge-saglamak-2Önce çalışıyordum, sonra çalışmıyordum, hamile kaldım, doğurdum, çalışmamaya devam ettim, sonra çalıştım, sonra yine çalışmadım…

Benimle benzer süreçlerden geçen var mı?

Çeşitli tempolarda çalışmak ve çalışmamak arasında gidip gelirken zorlanmadım aslında. Araya neredeyse 5 yıl girmesine rağmen, bir pazartesi sabahı işe gidip dün ofisten çıkmışcasına devam ettim. Ancak her dönemde bir başka şey dikkatimi çekti: kendimi bir terazinin üzerinde gibi, bir o yana bir bu yana sallanırken buluyorum. Çalışmazken günlük hayatımı dolduran şeyler birden duraksıyor. O faaliyetlerimin yokluğunu nikotinsiz kalan sigara tiryakisi gibi hissediyorum. Örneğin sırf onları daha sonra bilgisayarda işleyemeyeceğim için fotoğraf çekmemeyi tercih ediyorum.

İşe başladığımdan bu güne fotoğraflarıma, yazılarıma, okuyacaklarıma daha az vakit ayırırken, kızımla geçirdiğim daha az zamanda daha çok şey yapmaya gayret ettiğim açıkca görülüyor.

Sabahları aynı saatte evden çıkıp, 1 saat 15 dakika fark ile eve geliyoruz. Evde bulunmadığım o zamanı telafi etmek için Paprikanın TV zamanından, kendimin ise bahsettiğim faaliyetlerinden feragat etmek zorunda olduğumuza karar verdim. Şimdilik ikimiz de bu durum değişikliğinden sıkılıyoruz diyebilirim. Günler geçtikçe ikimizin arasındaki diyalog gelişiyor, birlikte geçirmek *zorunda kaldığımız* zamanın kalitesi artıyor.denge-saglamak-1

Gün gelecek iş yine bırakılacak… fotoğraf, yazı, kitap, blog… hepsine ayıracak zamanım yeniden olacak ama Paprikamın ilk dişini düşürdüğü gün geri gelmeyecek. Dişperisinin getirdiğini inandığı hediyesine olan heycanı olmayacak. Geçen günlerde yaşanan şeyler tekrarlanmayacak… bu nedenle terazinin kızımın bulunduğu kabına tüm ağırlığımı vermeyi tercih ediyorum. Kısa zamanda bile bana geri dönüşünün kat kat olacağını göreceğim.

Beni ben yapan, mutlu eden, enerjimi dolduran diğer hobilerime ise şimdilik ara vermeli, stoktan yemeli… mutluluk ve enerji kızım ve işimde bulunmalı.

Popularity: 1% [?]

Paylaştıkça artan sevgi ve bilgidir:
  • Print
  • email
  • Add to favorites
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Posterous

İlgili yazılar:

  1. Hayatımız Sosyal Ağ: Ebeveynlere Yeni Mecra Yüzyılın mucizesi gibi Facebook girdi hayatımıza. Yaklaşık bir yıl evvel herkes ama herkes “gerçek yüzünü” göstermeye başladı. Örneğin Almanyada pek tutmazken, ülkemizde kişiler dışında dernekler, şirketler bile Facebook üyesi oldu. Orta karar internet kullanıcısı ilk bu şekilde tanışmış olmalı Sosyal…...


Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın