Aralık ayında Paprikanın halası, ona yeni yıl hediyesi olarak bir yemek pişirme kursu hediye etse nasıl olur diye bana sormuştu. Evimizde bulunan sonsuz oyuncak ve kıyafetten (onları da çok seviyoruz ama) çok daha yaratıcı bir seçenek olduğundan memnuniyetle gidebileceğimizi söyledim.
16 Ocak Cumartesi günü, 16-18 saatleri arasında “Küçük Gurme” adında kursumuza katılmak üzere hazır bulunduk. Yaklaşık 12 çocuk ve ebeveynlerinden (bazıları anne ve babaları ile gelmişlerdi) oluşan bir grup, önce üst katta toparlandık, sonra alt katta bulunan mutfağa geçtik. Mutfak olarak adlandırdığım yer ince uzun camekan bir oda. Odanın başında şef’in istasyonu ve uzun iki yanında yan yana dizilmiş lavabo, fırın, ocak, mini buzdolabı ve tezgahtan oluşan 7 belki 8 istasyon (mini mutfak) daha mevcut.
Her bir mini mutfak (istasyon)da ihtiyaç duyabileceğiniz her türlü alet mevcut olduğu gibi, başınızın üzerinde şefi daha yakından görebileceğiniz ekranlar da var.
“Küçük Gurme” kursu boyunca yaptığımız Çatpat Tost, Alfabe Kurabiye ve Tatlı Kartaneleri o kadar lezzetliydi, kocaman mutfakta çalışmak o kadar keyifliydi ki – daha oradan çıkmadan yarıyıl tatili için bir alternatiflerinin olup olmadığını soruşturduk.
Çok şanslıydık!
Bugün 3 günlük “Tatilin Okulu” kursunun ilk günüydü. Alışık olmadığımız hava şartlarına rağmen dakik varabildik MSA’ya. 5-9 yaş gurubu çocuklarara düzenlenen kurs süresince şef ve yardımcılarının dışında, bir de okul öncesi eğitim görevlisi mevcut. Geldiğimizde kendini tanıtan abla, kurs boyunca mutfakta, yemekten sonra da ebeveynleri beklerken çocuklarla yakından ilgileniyor, onlar ile faaliyetler yapıyor.
Günümüzün yükselen değeri Aşçılık mesleğini öğreten Türkiye’deki ilk ve tek özel aşçılık okulu olan Mutfak Sanatları Akademisi aslında yetişkinlere 8 ayda uluslararası bir diploma programını bitirip, dünyaca ünlü işletmelerde çalışma fırsatını sunuyor.
Yarıyıl tatili için yer veya zaman bulamayabilirsiniz belki, ancak bir gün mutlaka bu tecrübeyi yaşamanızı tavsiye ederim.
Papatyam bir şeyler pişirmekten mutlu olduğu kadar, yanında eşlik eden arkadaşları da çok eğlendiler… yeni minik şeflerin çoğalması umuduyla!
Popularity: 1% [?]
İlgili yazılar:
Bugün kurs sonrası sohbetimiz esnasında, mutfakta mutlaka terlik veya ayakkabı giyilmesi gerektiğini, bağcık veya cırtcırtların bağlı olmaları gerektiğini, mutfağa oyuncak girmediğini, mutfağa temiz eller ile girilmesi gerekiğini öğrendim. Sofrada çatal, bıçak, tabağın yeri öğrenilmiş – yetmemiş: tatlı kaşığı, çatalının yerini de öğrenmişler… e ben ne diyeyim ki?