Bir pazar sabahı (aslında öğlene doğru) kalktığımızda, Papaytamıza hoş bir gün geçirtmek istedik… biraz yorgun, biraz havanın verdiği rehavet derken… anlayacağınız biz ebeveyn olarak tembellik yapalım ama kızımız eğlensin istedik… santralistanbul‘un etkinlik sayfalarından bir atölye çalışması olduğunu öğrenince, pek memnun olduk.
Ancak daha önceki tecrübelerimizden Tamirane‘ye gitmeyeceğimiz kesindi.
Girişi aynı alana bakan, hakkında çok şey duyduğumuz ama bu güne kadar gitmediğimiz diğer mekan Otto Santral idi… içerisi büyük bir hacime sahip bir yer. Hemen girişte açık büfe brunch sizi karşılıyor… ardından fark ettiğim içerideki çocuk kalabalığı idi… bunca zaman biz neden buraya gelmemişiz diye merak ettim doğrusu.
Tesadüf bu ya görümcem ve arkadaşları da oradalarmış. Mekanın ortasında metrelerce uzanan ahşap masa ve iki yanında bulunan banklara yerleşmişler. Bir yandan müzik çalıyor, diğer yandan sohbetler havada uçuşuyor… Sanırım masamızın ucunda çocuklar için bir de abla vardı faaliyet yapan, balon katlayan. Hemen siparişlerimiz alındı ve Papatya’nın istediği kahvaltı 20 dakika sonra başlayacak etkinliğe yetişebileceği şekilde, hızlı geldi.
Kızımızı santralatölyeye teslim ettikten sonra keyifli iki saat daha sohbet ettik, çay içtik…
Böylesi bir program yapmak isterseniz bankda oturmayı tercih etmeyebilirsiniz… 1 saat sonra sırtını bir yere yaslamak istiyor insan. Gideceğiniz zaman hava durumuna göre açık alanda oynamak için oyuncak alın yanınıza mekanın önü parketaşı döşenmiş. İp atlama, seksek, uzaktan kumandalı oyuncaklar veya bisiklet gibi etkinliklere gayet müsait…
Popularity: 1% [?]
Paylaştıkça artan sevgi ve bilgidir:
İlgili yazılar:
- Tamirane, Santral İstanbul Aracımızı park ettiğimiz yerden restorana kadar Paprika kaykayını kullandı. Keşke bisikletini götürseydik, parke taşlarda daha rahat kullanırdı. Restorana vardığımızda Otto Santral ve Tamirane adında iki mekanın olduğunu anladık... İstanbulun göbeğinde olup, kendimi daha bu kadar turist hissetmemiştim. Tamiranenin daha sıcak bir ortam olacağını düşünerek ve içeride oturan çocuklu aileleri de göz önünde bulundurarak, oraya girmeye karar verdik....
- LOLA, Emirgan Lots of lovely Art hakkında özellikle yabancı annelerden olumlu şeyler duymuş, merak etmiştim. Oturduğum semte nisbeten uzak kaldığından, Papatyamı götürmek hiç kısmet olmamıştı. Ara ara web sitesini inceliyor, fotoğraflara kedinin ciğerci dükkanına baktığı gibi bakıyordum. ...
- Tamirane, Santral İstanbul – Yeniden Aralık 2008 başında yayınladığım bu değerlendirmem işletme müdürü Alper Nalçacıoğluna ulaşmış. Kendisinin bana gönderdiği nazik yanıta dokunmadan yayınlayarak, işletmenin nasıl tepki verdiğini paylaşmak istedim. Yazımdan da anlaşıldığı üzere hayalkırıklığı ile oradan ayrılmıştım, ancak mekan ve bulunduğu ortamı o kadar beğenmiştim…...
- İçimdeki Canavar O güne kadar benimle belki hiç karşılaşmamış komşumun yüzündeki şaşkın ifadeyi anlatmama gerek yok herhalde. Biraz utanmış, biraz da "sana ne kadın?" tavrı ile teşekkür edip beni gönderdi. Yine de beklenmedik ziyaretim onları bir an için konularından uzaklaştırmaya yaradı....
- Josefine Cafe & Baeckerei, Fenerbahçe Yaz başında katıldığımız bir organizasyon sırasında varlığından haberdar olduğumuz Josefine Cafe & Baeckerei'ın yaklaşık iki ay evvel Nişantaşında yeni bir şube açtığını öğrenmiştik. Almanların ünlü tatlı ve ekmeklerinin yanısıra kendine özgü simit, poğaça çeşitlerini de bulmak mümkün....