Gelenekçilere karşı Yenilikçiler

Gelenekçilere karşı Yenilikçiler

Ben yenilikçiyim!

Annemin, kayınvalidemin, halamın, teyzemin çocuk gelişimi ile ilgili söylediği hiç bir şeye kulak asmadım. Birisine soracağım vardıysa sordum, yanıtını bilgi bankama yazdım… kullanıp kullanmamak benim inisyatifimdeydi her zaman. Bebeğim doğduğunda örnek almak istediğim kişi ablam bile olmadı… iki yakın arkadaşıma danışdım, söylediklerinin bazılarını uyguladım. Çok da iyi oldu!

Doğumun üzerinden geçen neredeyse 7 yıl sonra, bilgi bankama kaydedilmişlere bakıyorumda… bazıları aslında hiç de fena fikirler değilmiş. O günlerde neden kullanmamayı tercih etmemişim hatırlamıyorum… Vardır bir sebebim diyerek, beni gelenekçilerden ayıran 10 davranış modelini listelemeye karar verdim:

1- Çocuğa oturak ile tuvalet eğitimi vermek

Bu tamamiyle mantığım doğrultusunda aldığım bir karardı. 1. o oturağı temizlemek daha büyük eziyet 2. nasılsa klozete alışmalı, neden bir ara çözüm üreteyim?

2- Bebeği çarşafta sallayarak uyutmak

Bir uçakta sallanan bebeği gördükten sonra ne düşüneceğimi bilemedim. Belki hiç başıma gelmediğinden – anlam veremiyorum bu davranışa…

3- Bebeği havada atıp tutarak eğlendirmek

Atıp tutan yetişkinin elinden kayma riskini bir yana bırakıyorum: Shaken Baby Syndrome başlığını araştırmanızı öneririm. Hızlıca sarsılan bebeklerin kafalarını kavanozun içinde çalkaladığınız yumurtaya benzetiyorlar. Bu eğlencemiz eksik kalsın!

4- Çocuğu elektronik oyuncak ile oynatmak (yaş ve süre önemli etken)

Bir arkadaşım vardı, 3 yaşındaki oğlunun Playstation veya bilgisayarında harikalar yarattığından pek gururluydu. Çocuğun uzantısı haline gelen Nintendo onu her daim sessiz tutmaya yarardı. Bugün görüşmüyoruz, ancak daha 4 yıl evvel sosyal adaptasyon sorunları yaşadığını gözlemlemiştim. Ben Papatyaya hiç mi oynatmıyorum? Kesinlikle oynuyor: arada bir, belki 1-2 haftada 1 bilemediniz 2 saat.

5- Bebek veya çocuğa herhangi bir kumandayı (cep telefonunu) kullandırmak

Evimizin tüm elektronikleri yetişkinlere aittir. Bazılarını çocuğumuzun kullanmasına izin veririz – ancak onlar bizim malımızdır, ona göre de saygı gösterilmelidir. Büyük TV’de anne veya baba bir şey seyretmek isterse, çocuk küçük TV’de başka bir şey seyredebilir. Elbette biz de seyrettiklerimizin ailece seyredilebilecek olmasına dikkat ediyoruz.

6- Küçük yaşta gazlı içecekler içirmek

Ne gerek var?

7- 3 yaşından evvel şekerli gıdalar yedirmek

Damak tadı nötr olan bebeğinize erken dönemde vereceğiniz tuzlu, ekşi, tatlı, acı onun bu tadı git gide artan dozlarda daha çok istemesine, böylece daha yalın olan sağlıklı gıdaların tadlarını yetersiz bulmasına neden olabilir.

8- Anne / Baba diye hitap etmesi konusunda ısrarcı olmak

Benim de Papatyam bana anne diyerek başladı ilk konuşmalarına. O ara benim annem bir kaç aylığına misafirimdi. E çocuk baktı ki kendisinden başka bana anne diyen yok, ben de Handem diyeyim o halde diye düşündü. Ancak bu hitap şekli evimizde saygıyı eksik etmiyor. Otoritenin kimin olduğunu çok iyi biliyoruz ve kızım 3. şahıslara karşı annem veya babam diyerek aktarıyor. Lisanını kullandığı durumlarda da bana o dilde anne diyerek hitap ediyor… Varsın Türkçe Handem desin…

9- 2 yaşında emzik ve/ya bez bıraktırmak

Amanın neler okudum, neler dinledim: emzik damağa şöyle zararlı, böyle bilmemne… emzik emdirmeyin, şöyle, böyle..! Bebek emme güdüsü ile doğar. Onu psikolojik olarak tek tatmin eden şey annesine yakınlığı ve emmebilmesi. Şimdi ben bunu yavrumun elinden neden alayım? Bez meselesi de tıbbi olarak ıspatlanmış: insan oğlunun gerekli kas gelişimi 27 ay itibariyle tamamlanıyor. Bazı çocuk daha erken rahatsız olup bırakmak isteyebilir, ancak üstüne duygusal gelişimini de ekleyip bir kaç ay daha beklemenin ne zararı var? Paprikam 33 aylıktı, 3 günde bez kullanmayı bıraktı.

10- Televizyon meselesi

TV seyretmeyi sevdiğimi, ancak çocuklar için TV karşıtı olduğumu herkes bilir. Günümüzde renkli ekranın hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu tartışamayız. Çocuklar 3-6 yaş arası, yaşı çarpı 5 dakika, sonrasında da yaşı çarpı 10 dakika süre ile yaşlarına uygun içerikli TV seyredebilirler. Bu süre ve içerikler gelişimlerine uygun değişkenlik gösterebilir, ancak gerçek oyuncaklar ile oynamak, insanlar ile iletişim kurmak, paylaşmak varken neden bir kutudan çıkan görüntülere mahkum olsunlar ki? Geçenlerde 3 günlük TV mahrumiyeti süresinde (bu konuda çok titiz davranan ben bile) kızımın aslında anlatacak, paylaşacak ne kadar çok şeyi olduğunu fark ettim.

Popularity: 2% [?]

İlgili yazılar:

  1. Altın Öğüt #4: Hata yapacağınızı baştan kabul edin Veli olmak uzun bir yolculuktur Daha hamileliğinizde onca çocuk eğitimi kitabı yutmadıysanız, size büyükleriniz şöyle yap, böyle yap diye tavsiyeler vermediyse bile, çok vaktiniz var. Deneme yanılma yöntemine başvurabilirsiniz… çok vaktiniz olacak çok. Yanılacağınız, yanlış yapacağınız anlar olacaktır. Kendi çocukluğunuzdan etkileneceksiniz. Belki bir an için kendi çocuğunuza güvenmeyeceksiniz. Ben küçükken şu düşünce ile böyle davranmıştım diye hatırlayacak veya daha da farklı bir bakış açısı: "ben büyürken, benim yoktu. Çocuğumun olsun istiyorum" da olabilir. Bazı hatalar yapacağınızı veya bazı durumları berbat edeceğinizi kabul etmeyi öğrenin. Fakat, kendi hatalarınızdan ders alın! Süreklilik bir çocuk için çok önemlidir. 3 yıl boyunca tekrarladığınız bir…...
  2. Bağ(ım)lılık Bebek yaşlarında emzik, ilerleyen aylarda bir oyuncak ayı veya battaniye bir çocuğun ilk ilişki kurduğu, ona rahatlık veren ve tamamiyle kendi kontrolü altına olan “canlı” eşya olabilir. Anne ve Baba her zaman güvenilir olamayabilirler – bebeğe dikkatlerini veremiyebilirler, bazen de miniği hayal kırıklığına bile uğratabilirler – ancak ilişki kurduğu “şey” her daim onun için hazırda bekleyecek, tüm sevgisini, kızgınlığını ve ihmalini kabullenecek ve özgüvenini arttıracaktır. Çocuğun kendisini güvende ve iyi hissetmesini sağlayacaktır. Bir çocuğun oyuncak ayısına veya battaniyesine 6 veya belki de 8 yaşına kadar bağlılık göstermesinin gelişmemişlik veya zayıflık olarak görülmemesi gerektiğine, aksine iyi birşey olabileceğine inanıyorum. Elbette anne…...
  3. Küresel ısınmaya karşı çözüm önerisi Küresel ısınmaya karşı çözüm 5R! | Bengi Gençer Çocuğuma verebileceğim en önemli mesajlardan biri bu olmalı. Elimden geldiğince evimin çöpünü kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Bagajımda katlanır sepetler taşıyor, kağıtları ayırıyorum. Büyük davetlerin ardından cam ve tenekeleri ayrı topluyor, paprika ile birlikte bunların biriktirildiği kumbaralara götürüyoruz. Eskiden Tetrapak ambalajlarını toplayıp sıkıştırarak yurtlara mobilya yapardı. Ülkemize geri dönüşüm zihniyeti aslında çok yabancı değil. Çevremde kimse birşeylerini atmıyor, kullanılabilirliğine göre kategorize ediyor arkadaşlarına, ihtiyacı olana veya vakıflara bağışlıyor. Kağıtlar eğer bir vakıf tarafınca toplanmıyorsa, mutlaka çöplerden ayıklanıyordur. Organik çöplerimizi toprağa gömemiyoruz ama uygun fiyatla edinebilinen bir çöp öğütücüsü atık sular ile tekrar toprağa…...

One Comment

  1. bu maddeler daha da uzayabilir ama bu kadarı da yeterli bence çocuğun şekillenmesinde. Tesekkurler farkındalıklar için.

Close It
Wordpress Themes - Wordpress Video Themes - Wordpress Travel Themes - WordPress Restaurant Themes