Toy Story 3
Şahsen 3 boyutlu filmleri tercih etmek istemiyorum. Beğenmediğimden değil, ancak sinema ortamında zaten filme o kadar odaklanıyorsunuz ki, bir de 3 boyutlu olunca heycan katlanıyor. Bir yetişkin olarak hissettiklerim bu kadar yoğun ise, küçük bir çocuğun gerçek olmayan bir film için, üstesinden gelemeyeceği duygulara maruz kalmasını doğru bulmuyorum.
Toy Story 3 gelmeden yapılan tanıtımlar ve etkinlikler sayesinde küçük insan dünyasını sallamıştı zaten. Biz de filmin oynadığı ikinci günün sabah ilk seansına Papatyamın en iyi arkadaşı ile birlikte gitme kararı aldık. Salonda çocuk seyirci kadar yetişkin de vardı.
Hikaye artık üniversiteye gitmek üzere eşyalarını toplayan Andy’nin oyuncakları ile ne yapacağı konusu üzerine kurulmuş. Bizler büyüdükçe geride bıraktığımız eşyaların duyguları olsaydı, neler hissedebilecekleri çok iyi anlatılmış.

Filmin ayrıntılarına girmeden, oyuncakların düştükleri bir zor durum sahnesi çok etkili ve duygu yüklü kurgulanmış. Salonda bulunan bir çok yetişkin, çocukları gibi, bu sahne sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Bana kalırsa gereğinden ağır işlenen bu durum – filmin sonrasında da seyircileri etki altında bırakacaktır. Ben böyle hissediyorsam, 5-6 yaşındaki bir çocuk ne denli etkilenmiştir diye düşünmemek elde değil.
Çocukları güldürecek oyuncakların yanısıra, yetişkinlere de hitap eden espiriler ile bezenmiş Toy Story 3 Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ’nun sesleri ile ayrıca renk kazanmış. Çok konuşulan Aşk-ı memnu dizisini seyretmemiş olsam bile, bu ikilinin Barbie ve Ken rollerinde seyretmek pek keyifliydi.
Gösterime 4 yaş altında çocuk alınmadığı söyleniyor ancak benim tavsiyem 5.5 yaş üstüdür. Sonuçta her filmde olduğu gibi bu kurguda da kötü karakterler var ve 4 yaşındaki çocuğunuzun en sevdiği oyuncağının kötü olabileceği düşüncesi ile filmden çıkmasını istemezsiniz.
İyi seyirler!
Popularity: 1% [?]
İlgili yazılar:
- Ayı Yogi 4-5 yaş itibariyle rahatlıkla seyredilebilir bu film için "düz boyutlu" DVD almanızı tavsiye edebilirim. Geçtiğimiz aylarda vizyonda olan bu filmi arşivinize katmak isteyeceksinizdir....
- Mavi Fil Taylandlı ebeveynler çocuklarına nasıl bir mesaj vermek istiyor pek anlayamamış olmalıyım. Film küçük bir fil’in ilk çamur banyosu ile başlıyor. Kısa süre içinde fil yavrusunun babasının olmadığı anlaşılıyor. Dostluk, bağlılık, her şeye rağmen ayakta durmak, güçlü olmak gibi mesajlar alırken – birden yavru fil annesinin sözünün aksine sürüden ayrılıyor, döndüğünde ise annesi gitmiş oluyor. Nasıl yani??? Zaman geçiyor, minik fil güçlü kuvvetli bir fil oluyor. İşte o an filmin akışı değişiyor. Fil yavrusunun hayatını anlatan, acı tatlı mesajlar içeren çocuk filmi birden Burma ile Siyamın savaşını, vatan sevgisi uğruna ölmeyi anlatan bir hikayeye dönüşüyor. Gerçek vahşeti göstermese bile, sadece Burma…...
- Şirinler Biz büyükler 3 boyutlu filmlerden daha çok zevk alsak da, çocuklarımız için sinemaya gitmenin bile büyük heycan olduğunu hatırlamalıyız....
5 yaşında izlediğim filmin devamını 20 yaşında izlemenin tadı paha biçilemez diyerek gideceğim filmler sırasında en üst sırada
) güzel bir yazı elinize sağlık sevgili blogger