Hastalık nasıl bulaşır?
Yaz aylarında seyrettiğim bir belgeselden çok etkilendim: Hastalığın nasıl kişiden kişiye bulaştığını, bir çocuğun bile anlayabileceği şekilde görselleştirdiler. Deneyde sözde “hastanın” burun akıntısını temsilen mor ışık altında parlayan bir jel kullanıldı. Sözde “hasta” bir iki kez elini burnuna değdirerek, arkadaşları ile kağıt oynamaya koyuldu.
Yaklaşık bir saat sonra ışıklar kararıp, mor ışık altında oyuncular kontrol ediliyor. Hastanın bir iki kez burnundan gelen jele dokunması, elini silmesine rağmen, “mikrop”un oyun kağıtlarına ve masaörtüsüne bulaşmasına neden olmuş. Oyun kağıtlarından diğer oyuncuların eline geçen mikrop, daha sonra ağız, burun, saç, kulak gibi bölgelerde de görülmekteydi.
Bu konuda bilinçli olmama, bu konu hakkında çocuğunuz ile yapabileceğiniz bir deney bile önermeme rağmen, bugün kızımla birlikte yaptığımız bir deney beni yeniden dehşete düşürdü.

Deney öncesinde çocuklar bir seramik atölyesinde çalıştırılarak, ellerinin iyice kirlendiğinden emin oluyoruz. Eller önce akan suyun altında yıkanıyor, mikropları temsilen beyaz pudra ile kirletilip, mor ışık altında nasıl kirli olduklarını görüyoruz. Yeniden akan suyun altında, mikroplar temizleniyor ve mor ışığa gelince ellerin temiz görünmelerine rağmen, aslında hala mikrop barındırdıklarına şahit oluyoruz.
UNICEF önderliğinde organize edilen 15 Ekim Dünya El Yıkama günü kapsamında çocuklarımıza (ve bizlere) doğru el yıkamanın önemini ve yöntemini yeniden öğreten “Lifebuoy El Yıkama Uzmanları” eşliğinde eller doğru bir şekilde Antibakteriyel Sabun ile yıkanarak mor ışık altında mikroplardan arındıkları onaylanılıyor.
Sadece biz yetişkinlere el yıkamanın önemini yeniden hatırlatmış olmadılar, Papatyamın da yıllarca aklında yer edecek bir tecrübe yaşadığını düşünüyorum.
Unicef, dünyada 5. doğumgününden evvel hayatını kaybeden 10 milyon çocuktan 4 milyonunun 28 günlükten küçük bebek olduğunu bildiriyor. Yapılan araştırmalar el yıkamanın yeni doğan bebekleri hastalık ve daha kötüsünden kurtarmada önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
Çocuklara el yıkama alışkanlığını küçük yaşlardan itibaren kazandırmak sağlıklı bir toplum için temel adımdır.
…..
Ayrıca bilgi paylaşanlar:
Popularity: 6% [?]
İlgili yazılar:
- Hoşgeldin Sonbahar Kış Daha havalar soğumadan, hala kısa kollu giyerken birden kendimizi hastalık sezonunda buluverdik. Paprikam geçtiğimiz Pazarı Pazartesiye bağlayan gece inlemekten, ağlamaktan uyuyamadı. Karın ağrısından şikayet eden yarım porsiyonum sabaha kadar kıvrandı durdu. Yıllardır ateşli hallerine alışık olduğumdan aslında onu yatıştırmak için rutinim hazırdır. Karın ağrısı eklenince, şaşırdık, sabaha doktora götürdük. Muayene, kan, idrar, strep test vs… Çok şükür temiz çıktı. Ancak bekleme odasında benzer şikayetler ile gelen Paprikamın sınıf arkadaşı ile karşılaşınca, zaten arayacağım okulu, özellikle uyarmaya karar verdim. Öğretmeni ile telefonda konuşurken ise toplam 4 çocuğun o gün okula gelmediğini öğrendim. 3 günlük ateş ve dinlenme süreci sonrasında iyileştik ve…...
- Kapat şu TV’yi Her ne kadar burada bulmanızı ümid ettiğim ipuçları ve ilhamlar ile hayatınızı kolaylaştırmaya çalışıyorsak da, üzerinizdeki yorgunluğu, sokağınızdaki trafiği yok etmemiz mümkün değil. İşte bir kez oluşturmak için emek harcayacağınız, sonra defalarca kullanırken keyif alacağınız bir araç: Sokak Oyunları Çantası...
- Domuz Gribi? Paprikanın okulundan gün aşırı haberler geliyor, şu yaştaki bir öğrenci şu sebeple evdedir diye. Ardından okul servisinden, şu ve bu belgeli malzemeler ile şu kadar temizlik yapıyoruz diye. Bir başka yayından her gün elimize aldığımız banknotlarda virüs barınabileceğinden bankaların piyasadaki banknotları değiştirdiğini duyuyoruz… Etrafdan da hastalananları, aşı olanları, yaşamını yitirenlerin sağlık analizlerini de tek tek özümsememeniz mümkün değil. Bir yandan 70 milyonu bilinçlendirmenin kolay olmadığını düşünüyorum, diğer yandan “e tamam öğrendim, yeni bir konuya geçebilir miyiz?” diye düşünüyorum. Çevreme bakıyorum, özel durumları olanlar harici, genelde herkes benzer düşüncede birleşiyor. Elbette biz de ailece telaşlanıyoruz, en küçük aksırıp, tıksırmada devamında ne…...