Evrensel bir dertdir: yiyen çocuk / yemeyen çocuk. Ablam ve ben tam iki uçta olan farklı çocuklarmışız. Ablam yemediğinden 60′lı yılların sonunda olan imkanlar dahilinde balıkyağı ve benzeri iştah açıcı umutlar ile beslenmeye çalışılırken, 70′li yılların başlarında ben yemekte hiç zorlanmadığımdan yediğim kadar yedirilmişim. Daha 6 aylıkken doktorum “bu çocuk rejime girmeli” kararını vermiş ama ömrüm [...]
Okumaya devam...Wednesday, July 23, 2008
Geçen hafta çocuk parkından çıkıp, hemen cadde karşısında bulunan Midpoint'e öğle yemeği için gittik. Haftasonu olduğundan kahvaltı eden, kahvesini içen ve bizim gibi yemek için gelenler gibi karışık bir topluluk ile karşılaşmak mümkün.
Okumaya devam...
Saturday, July 26, 2008
0 Comments